SON DAKİKA

Burdur Haberleri Haber Burdur Son Dakika Burdur Haberleri Burdur Son Dakika
Abdurrahman KIZILKAYA

Gazeteci TUNCEL’den Burdur’da arşivlik seçim analizi!

Gazeteci TUNCEL’den Burdur’da arşivlik seçim analizi!
Bu haber 20 Haziran 2018 - 12:36 'de eklendi

Burdur’da seçim ve siyaset denince en derin analizleri objektif olarak hazırlayarak okuyucularına sunan Gazeteci Kürşat Tuncel, Yenigün Gazetesinde arşivlik bir çalışmaya daha imza attı.

24 Haziran Erken Genel seçimlerine 4 gün kala Burdur’un köklü gazetelerinden Yenigün Gazetesi seçimin nabzını rakamlarla tutarak analizini okurlarıyla paylaştı.

Analiz;

24 Haziran 2018 Pazar günü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 13’üncü Cumhurbaşkanı’nı belirleyecek olan Cumhurbaşkanlığı ilk tur seçimi ile 27. dönem Parlamentosunu oluşturacak olan genel seçime sayılı günler kaldı… Artık; son düzlüğe, finişe girildi. Bayram sonrası Türkiye’de ve Burdur’da herkes seçime, seçim sonuçlarına, sandıktan çıkacak mesajlara odaklanmış durumda… Tahminler, öngörüler, beklentilerin konuşulduğu şu ortamda, son sözü sandıkta halk söyleyecek.

Seçimlerle ilgili istatistiki bilgiler, rakamlar konusunda şimdiye kadar yaptığımız özel araştırmalar, analizler, yorumlar ile Burdur kamuoyunda seçim yarışlarına ışık tutan, tarihe kalıcı belgeler bırakan Yeni Gün, bu geleneğini 24 Haziran seçimleri öncesinde de sürdürüyor…

Türkiye’de ilk kez Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçim tecrübesinin bir arada yaşanacağı, siyasi partilerin yanı sıra ittifakların da yarışacağı 24 Haziran seçimleri öncesinde Burdur’daki seçim sonuçları hakkında daha önceki seçim sonuçlarından yola çıkarak hazırladığımız analizleri paylaşarak demokrasi kültürüne, bilincine katkı sağlamayı amaçlıyoruz…

Öncelikle şu hususun altını kalın harflerle çizmeliyiz, Elbette; her seçimin kendine özgü bir atmosferi, şartları, dinamikleri var… Her seçim kendi havası içersinde, konjönktüründe değerlendirilir… Bizim yaptığımız, önceki seçim sonuçlarını harmanlayarak, bazı karşılaştırmalar yapmak suretiyle, ipuçlarını yakalamak, sağlıklı öngörülerde, tahminlerde bulunmak…

Nihayetinde; gerçek anket, asıl sonuçlar dört gün sonra Pazar akşamı sandıkta zaten ortaya çıkacak.

BURDUR’DA SEÇMEN SAYILARI

Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre; Burdur’un son, en güncel toplam nüfus sayısı 267 bin 779. Burdur’da yaşayan insanların 196 bin 380’inin 24 Haziran Pazar günü sandık başına giderek oy kullanma hakkı bulunuyor.

Burdur’daki seçmen sayılarına baktığımızda; en büyük seçim bölgesinin Burdur merkez, ikincisinin Bucak ilçesi, sonrasında ise Gölhisar ve Yeşilova ilçelerinin sıralandığını, en az seçmenin ise; 2 bin 730 seçmen ile Kemer’de olduğunu görüyoruz…

Şehirli seçmen sayısı köy’deki seçmen sayısının iki katı

Burdur’da seçmen sayıları ile ilgili demografik yapıya indiğimizde, artık ağırlıklı seçmenin şehir seçmeni yani, şehir merkezi ve ilçe merkezlerindeki nüfus olduğu dikkat çekiyor. Mahallelerdeki toplam sandık sayısı 420, Burdur’un köylerinde kurulacak olan sandık sayısı toplam 272. Burdur’daki toplam köy seçmen sayısı 63 bin 770, toplam şehirli seçmen sayısı 132 bin 610.

Burdur’daki en geniş seçmen kitlesi 75 bin 945 ile Burdur merkez. Burdur merkezde köylerde oy kullanacak seçmen sayısı 18 bin 267 iken, şehir merkezindeki seçmen sayısı ise 57 bin 678. Bucak’ta ise toplam seçmen sayısı 47 bin 964, bunların 13 bin 344’ü köy, 34 bin 620’si ise ilçe merkezi seçmeni.

Burdur ve Bucak’taki seçmen sayısı, il genelindeki toplam seçmen sayısının üç’te ikisi

Toplamda 196 bin 380 seçmenin bulunduğu Burdur ilinde Burdur merkez ile Bucak toplamda 123 bin 909 seçmene, yani neredeyse üçte iki seçmene sahip. Gölhisar ise; toplamda 16 bin 726 seçmen ile üçüncü, Yeşilova 13 bin 172 seçmen sayısı ile dördüncü durumda. Gölhisar’da 12 bin 451 seçmen ile ilçe merkezi seçmeni çoğunlukta iken, Yeşilova’da tam tersi, köy seçmeni daha fazla. Yeşilova ilçesinde 4 bin 414 seçmen ilçe merkezinde, köylerinde ise 8 bin 758 seçmen bulunuyor. Batı koridorundaki ilçelerin, 6 ile 9 bin seçmen arasında sıralandığı seçmen sayısında, Bucak ile Gölhisar’dan iktidar partisine blok gelen oyların yine belirleyeceğini olacağını hatırlatmakta yarar var…

BURDUR’DA SEÇİME KATILMA ORANLARI

Seçimlerde pek dile getirilmese de, sonuca etki eden faktörlerden biri de seçime katılım oranlarıdır. Ülkemizdeki seçimlere baktığımızda, adaylı, parti aidiyetinin yüksek olduğu seçimlere, yerel seçim ve genel seçimlerin katılımın daha yüksek, halk oylamalarına ve ilk’i 2014’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimine katılmın ise; genel ve yerel genel seçimlere göre daha az olduğu bilinen bir gerçek.

Burdur özelinde ise; bütün seçimlere katılım oranı, hep ülke ortalamasının bir veya birkaç puan üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu durumun 24 Haziran’da da devam edeceğini, ülke genelindeki seçime katılım oranının birkaç puan üzerinde Burdur’da katılımın olacağını, % 85’leri aşan % 90’a varan bir oran olacağını söylemek şimdiden mümkün…

Son üç seçime baktığımızda; 7 Haziran genel seçiminde Burdur’da kayıtlı toplam 191 bin 683 seçmenin 170 bin 981’i sandığa giderek oy kullanmış, 166 bin 416 oy geçerli sayılmış. Yenilenen 1 Kasım 2015 genel seçiminde de 171 bin 098 seçmen oy kullanmış, bu oyların 167.444’ü geçerli sayılmış. Geçen yıl 16 Nisan 2017 tarihinde Anayasa değişikliği için yapılan referandumda ise; kayıtlı toplam seçmen sayısı 193 bin 771. Bu seçmenlerin 173 bin 499’u oy kullanmış, bu oyların 169 bin 001’i geçerli sayılmış.

24 Haziran seçimlerinde Burdur’da 2 bin 609 yeni seçmen

Son seçime, 2017 halk oylamasına göre; 24 Haziran 2018 seçimleri için Burdur’da yeni seçmen sayısı artışı toplamda 2 bin 609. 193 bin 771 olan seçmen sayısı 196 bin 380’e ulaşmış durumda…

Burdur’da % 90 katılım, 175 bin kullanılan oy’dan 170 bin geçerli oy bekleniyor

Burdur’daki seçime katılma oranlarını dikkate aldığımızda, sandık başına gitmeyecek 20 bin seçmenin olacağını tahmin ediyoruz. Yani 196 bin 380 seçmenin 176 veya 175 bin’inin oy kullanmaya gideceğini, geçerli oyların da 170-171 bin bandında olacağını öngörmek mümkün… Burdur’daki üç milletvekilinin nasıl olacağını, hangi partilerin milletvekili çıkarabileceğini geçerli 170 bin oy üzerinden hesaplamaya başlamak gerek…

24 Haziran için hazırladığımız ilimizdeki analizlerin, simülasyonların dayandığı parametrelerin yakın tarihteki son üç seçim olduğunu bir kez daha hatırlatalım. 7 Haziran 2015 genel seçimleri, bu seçimin hemen beş ay sonrası yapılan 1 Kasım 2015 genel seçimleri ile geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşen Anayasa değişikliği refeandumu. Bu üç seçim arasındaki oy hareketlerini, partiler arasındaki oy kaymalarını baz alarak 24 Haziran sonuçlarını öngörmeye çalışacağız. Yine de hatırlatalım, her seçimin ayrı bir ortamı, şartları bulunmakta. O rakamlar bizim için veri, bir yol haritası niteliğinde…

Böyle bir geniş girizgahdan, seçmen sayıları, seçime katılım oranları gibi konu başlıkları, ısınma turlarından sonra gelelim esas mevzuya… Burdur’da 24 Haziran seçimlerine ilişkin projeksiyonda, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP’nin alabileceği oylara, daha önceki seçimlerde oylara baktığımızda, iki senaryonun öne çıktığını görüyoruz.

İlimizdeki üç Milletvekili dağılımının 2+1 veya 1+1+1 şeklinde dağılacağı iki ihtimal, Burdur kamuoyunda en çok konuşulan iki tahmin zaten… Bu noktada; tahiminde bulunurken, seçim sistemini, daha doğrusu seçim sonuçlarında milletvekillerinin nasıl paylaştırılacağını da çok iyi bilmek gerekiyor. D’hont sistemi, kısacası ‘bölme’ diye tanımlanacak sistemi doğru bir şekilde hesaplamak, bu seçimde ittifaklarda da uygulanacak olan D’hont sistemine göre, Milletvekili tahminlerinde bulunmak gerektiğini hatırlatalım…

AK Parti’den başlayarak HDP’ye kadar 6 parti hakkında 24 Haziran seçimleri ve Cumhurbaşkanı Adayları için, daha önceki seçim sonuçlarından yararlanarak bazı çıkarımlarda bulunacağız…

BİRİNCİ BÖLÜM- CUMHUR İTTİFAKI

AK Parti:

14 Ağustos 2001 yılında Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinden bu yana yapılan 12 seçimin de ülkemizde ve ilimizde birincisi olan AK Parti- nin Burdur performansı büyük bir merak konusu… Burdur’da şimdiye kadar yapılan beş genel seçimin birincisi, (2002-2007-2011 ve 2015’teki iki genel seçim) üç yerel seçim, (2004-2009-2014 il genel meclisi toplam sonuçları) üç referandum ile (2007-2010-2017 halk oylamaları) 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminin galibi AK Parti, girdiği 13’üncü seçimde Burdur’da ne yapacak?

AK Parti’nin Burdur’da genel seçim performanslarını aslında kendi içinde iki’ye ayırmak gerekiyor. 2002 ve 2007 yılı genel seçimleri ile sonrasındaki üç genel seçim 2011 ve 2015’teki iki genel seçim sonuçları Burdur’da AK Parti’nin oyları hakkında ciddi ipuçları veriyor.

AK Parti’nin ilk iki genel seçiminde Burdur’da ülke ortalamasının altında iken, 2011’den itibaren bu seyrin değiştiğini, ülke ortalamasını yakaladığını, buna benzer ivmenin 2015’teki genel seçimlerde sürdüğünü görüyoruz.

Bundan 16 yıl önce 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde ülke genelinde % 34 oy oranı ile tek başına iktidara gelen AK Parti, Burdur’da ilk seçiminde % 27 oy aldı. 2002’de 22. dönem milletvekili genel seçiminde ilimizdeki 173 bin 849 toplam kayıtlı seçmenden 154 bin 934’ü oy kullanırken, geçerli 149 bin 064 oy’dan 40 bin 631’ini AK Parti alarak birinci oldu. Doğru Yol Partisi 29 bin 554 oy ile ikinci, CHP 29 bin 233 oy ile üçüncü, 18 bin 916 oy ile MHP dördüncü oldu.

Burdur’da genel seçimlere 40 bin 631 oy ile başlangıç yapan AK Parti, 23. dönem 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde oyunu 64 bin 963’e yükseltti. AK Parti Burdur’da beş yıl önceki % 27 olan oy yüzdesini % 42’ye taşırken, ülke ortalamasının da yine altında, beş puan gerisinde kaldı. (AK Parti 2007 seçimlerinde ülke genelinde % 47 oy aldı)

AK Parti’nin Burdur’taki genel seçimlerinde birinciliğini pekiştirdiği, gücünü konsolide ettiği seçim, 2011 genel seçimleri oldu. 24. dönem 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde AK Parti Burdur genelindeki geçerli 166 bin 021 oy’un % 50’sini 81 bin 281’ini alarak, artık ülke ortalamasını yakalayan bir seviyeye ulaştı. 2011 genel seçiminde CHP’nin 42 bin 187, MHP’nin 30 bin 975 oy aldığını, ikisinin toplamında bile 8 bin fark attığını görüyoruz. 9 yıllık süreçte AK Parti, Burdur ili seçim çevresinde başlangıçtaki 40 bin oy’unu 80 bin’in üzerine taşıyarak, oy havuzunu iki’ye katladı.

AK Parti’nin Burdur’da toplamda aldığı 80 bin oy eşiğinin 2007, 2010 halk oylamaları ile 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de sürdürmesi, (21 Ekim 2007 Referandumu- Burdur’da Evet oyu:85 bin 907, 12 Eylül 2010 Referandumu- Burdur’da Evet oyu: 84 bin 318, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi- Recep Tayyip Erdoğan’ın Burdur’da aldığı toplam oy: 84 bin 242) Burdur’daki oylarının 2010 ile 2015 arasındaki beş yıllık süreçte, 80-85 bin aralığına oturduğunu gösteriyor.

Gelelim, 7 Haziran 2015 genel seçim sonuçlarına… AK Parti’nin Burdur’daki 80 bin ve üzeri performansının gerilediği, bu denklemin bozulduğu seçime. Bundan üç yıl önce Haziran ayının ilk haftasında 7 Haziran 2015’te gerçekleşen Burdur’’da kayıtlı 191 bin 683 seçmenden 170 bin 981’inin oy kullandığı, 166 bin 416 oy’un geçerli sayıldığı genel seçimde AK Parti birinci olsa da; oyları 71 bin 464’e geriledi.

Evet; AK Parti Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Tayyip Erdoğan’sız girdiği ilk seçimde oyları ülke genelinde deneredeyse % 10 azalarak ilk kez tek başına iktidar olma imkanını kaybediyordu. Ülke genelindeki bu eğilim, Burdur’a da yansımış, AK Parti 2011’deki 81 bin 281 oy’undan 9 bin 817 oy fire vererek 71 bin 464’a düştü. Ülke ortalaması % 40’a düşen AK Parti, 7 Haziran’da Burdur’da iki puan daha yüksek alarak, % 42 oy yüzdesi ile ile çıktı.

Peki; bu oylar nereye gitmişti? Burdur’da 7 Haziran’daki oy hareketlerinin çok önemli olduğunu, 24 Haziran sandığına da net mesajlar verdiğini, 7 Haziran’daki ortamın, konjönktürün bir benzerinin yaşandığını dikkate alırsak, AK Parti’nin ilimizdeki 10 bin oy kaybını, iyi tahlil etmek gerektiği kanısındayız… CHP’nin Burdur’da 7 Haziran 2015 sandığından oylarını 45 bin 467’ye yükselttiğini, MHP’nin ise; 38 bin 655’e çıkarak, 1999’dan sonra ilk kez Bur- dur’dan Milletveki çıkarma başarısı yakaladığını hatırlatalım.

CHP’nin 45 bin 467 oyu ile MHP’nin 38 bin 655 oyunu topladığımızda, bu kez 80 bin eşiğini iki muhalefet partisinin toplamda yakaladığını 84 bin 122’ye ulaştığını tespit ederek, bu notu düşmek gerek…

2011’e göre oyların yer değiştiğini AK Parti’nin 70 bin bandına, CHP ve MHP’nin toplamının ise 84 bin’e çıkması, Burdur genelindeki değişen, yer değiştiren 15 bin oya, seçmene işaret ediyor… İşte; Burdur’da son genel seçimlerdeki oy hareketlerindeki en dikkat çekici nokta 15 ila 20 bin arasındaki bu seçmenin tavrı, oy verme eğilimi.

Çünkü; bu bahsettiğimiz, dikkat çekmeye çalıştığımız seçmen kitlesi, beş ay sonra yenilenen seçimde ise, yine belirleyeci olacak, bu kez de yine AK Parti’nin 80 bin’in üzerini aşmasına, CHP ve MHP oylarının ise toplamda azalmasına neden oldu…

24 Haziran 2018 genel seçiminde de Burdur sonuçlarına tesir edecek, seçmen kitlesinin aradaki bu 15-20 bin seçmen olduğunu vurgulayalım. Kilit rakamın, çıpa rakamın 80 bin olduğunu varsaydığımızda, bu aradaki seçmen kitlesi AK Parti’de kaldığında AK Parti %50’ye varan bir oy yüzdesi ve 2 milletvekili çıkarma başarısı gösterirken, bu oyları yitirdiğinde ise 70 bin’lere gerilediğini, 2 milletvekilinden birini kaybetme tehlikesi yaşadığını da belirtelim.

İlk kez 24 Haziran’da uygulanacak olan ittifaklara da bu pencereden bakmak lazım…

Ve gelelim en sonki 1 Kasım 2015 genel seçimine. Burdur’daki toplam 191 bin 274 seçmenden, 171 bin 098’i oy kullanırken, geçerli 167 bin 444’ünün 84 bin 716’sını alan AK Parti yine ülke ortalamasını yansıtan % 50’lik performansıyla ilimizde birinciliğini, iki milletvekili ile pekiştirdi. 7 Haziran’a göre de oylarının üzerine 13 bin 252 oy daha ekledi. CHP’nin 45 bin 467 oyu 3 bin 591 oy azalarak 41 bin 876’ya gerilerken, MHP ise 7 Haziran’a göre Burdur’da 5 bin 633 oy kaybederek 38 bin 655’ten 33 bin 022’ye geriledi.

Burdur’da AK Parti özelinde rakamlar, 16 yıldır iş başındaki iktadar partisinin oylarının 60 bin ile 90 bin oy arasında olduğunu gösteriyor.

Ve; bu oy skalasına; bu kez Cumhur ittifakı da ekleneceği için, MHP’nin oyları da eklendiğinde AK Parti’nin iki milletvekili çıkarma şansının halen en yüksek, birinci senaryo olduğunu söyleyebiliriz…

Elbette; MHP oyları derken, MHP’nin bundan önceki aldığı oyların tamamını kastetmiyoruz. Burdur’daki MHP seçmeninin büyük bir bölümünün seküler yapısı, ilimizdeki MHP seçmeninin büyük bir kısmının Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti’ye yönelme eğiliminin ağır basması gibi faktörler olsa da; ki 16 Nisan 2017 referandumunda Bur- dur’da AK Parti+ MHP oyları beklendiği sonucu vermese de; sonuç itibariyle 49 yıllık geçmişi olan, Türk Milliyetçiliği fikriyatından, Ülkücülük’ten beslenen ideolojik bir partinin varlığı gerçeğini de dikkate aldığımızda, MHP’nin Burdur’da o eski 30 bin’li oylarını alamasa bile, alacağı oy ile Cumhur ittifakının Burdur’da millet ittifakının önüne geçmesini sağlayabileceğini, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’a oy katkısı verebileceğini ve en önemlisi de Burdur’daki üç milletvekilinden birincisini AK Parti, ikincisini CHP çıkardığı takdirde, üçüncüsünün hesaplanmasında, millet ittifakının önüne geçmesinde AK Parti’ye büyük katkı koyacağını öngörüyoruz.

MHP:

Hazır MHP bahsi açılmışken, analizlerimize MHP üzerinden devam edebiliriz. Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 1999 genel seçimlerinden bu yana aradan geçen 20 yıllık süreçte Burdur’da 30 ila 40 bin arasında bir oy havuzu içersinde olduğunu görüyoruz. 1999’da 36 bin oy ortalaması ile bir Milletvekili çıkaran MHP’nin, 3 Kasım 2002 erken genel seçiminde 36 bin oyu nere- deyse yarı yarıya azalarak 18 bin 916’ya geriledi. Burdur’da MHP’nin yeniden yükseliş trendi 2007 genel seçimleri ile başladı, 7 Haziran 2015’te zirve yaptı. 2007’de Burdur’da 29 bin 240 oy alan MHP, 2011’de 30 bin 975 oy alırken, 7 Haziran 2015’te oyunu 40 bin bandına yaklaştırarak 38 bin 655 ile yeniden Burdur’dan milletvekili çıkarma başarısı yakaladı. Lakin; beş ay sonraki 1 Kasım seçiminde Burdur’da en büyük zararı MHP gördü, 5 bin 633 oy kaybederek, toplam oyu 33 bin 022’ye geriledi.

MHP’nin ilimizdeki oy grafikleri incelendiğinde, mukayeseler yapıldığında AK Parti ile arasından geçirgenlikler olduğunu görüyoruz. Eğer; MHP 30 bin’in üzerinde oy alıp,

38 bin’lere yaklaştığında AK Parti’yi 70 bin’lere iterken, kendi oyu 30 bin’lere gerilediğinde ise, AK Parti’nin 80 bin’leri aştığını görüyoruz.

Bu açıdan bakıldığında AK Parti-MHP ittifakını ilimizde belki de aritmetik yönden çözümlemek çok kolay gibi gözükse de; 2015’in üzerinden çok şeyler değişti, yeni şartlar oluştu, denklemler yeniden kuruldu.

Evet; Burdur’da pek çok yerde olduğu gibi AK Parti seçmeni ile MHP seçmeni arasında oy kayışları var. Ama; 1

1 Kasım 2015 genel seçiminden sonra MHP’de yaşanan gelişmeler, kongre-liderlik tartışmaları, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin AK Parti iktidarına verdiği destek, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası adı konulan ittifak, MHP’den kopanların İYİ Parti’yi kurması gibi pek çok gelişme, MHP oylarını 24 Haziran sandığında çok derinden etkileyecek gibi gözüküyor.

Bunun ilk işaretini 2017 Anayasa değişikliği referandum sonuçları verdi. Burdur’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini isteyen iki partinin AK Parti ile MHP’nin 1 Kasım 2015 seçimlerindeki toplam oyu 84 bin 716+ 33 bin 022=117 bin 738 iken, 2017 Nisan halk oylamasında evet oylarının toplamda 87 bin 451’da, oy yüzdesinin de %51,75’te kalması, MHP oylarının artık baştan köklü bir biçimde ele alınmasını gerekli kılmakta…

Herkesin merak ettiği hususların başında MHP’nin ülke genelinde ne kadar oy alacağı, Burdur’daki oy toplamının ne olacağı geliyor?

2017 referandumuna MHP içinde Bahçeli muhaliflerinin Genel Başkan adayları Meral Akşener, Koray Aydın ve Sinan Oğan’ın da başkanlık sistemine karşı çıkmaları, etkili bir şekilde ‘hayır’ kampanyası yürütmeleri, çıkan sonuçta yüzde 49’luk hayır oylarına, muhalefet bloklarına katkı sağlamaları, ardından gelişen süreçte Akşener liderliğinde İYİ Parti’nin kurulması, MHP oylarında beklenen erimenin işaretini, sinyallerini veriyor.

Burdur’da son 15 yılda 2007’den bu yana genel seçimlerde oy veren seçmen kitlesinin büyük bir bölümünün özellikle de şehir merkezinde ortalama 10 bin oy civarındaki MHP seçmeninin seküler yapısını, Erdoğan-AK Parti karşıtlığından beslenmesini dikkate aldığımızda, MHP’nin Burdur’daki oy kaybının Orta Anadolu ve Karadeniz bölgesindeki geleneksel seçmeninden çok daha olacağını öngörüyoruz.

Zaten; MHP’nin Ege, Trakya ve Akdeniz bölgesinde daha çok oy kaybedeceği, muhafazakarlık’tan beslenen İç Anadolu ve Karadeniz bölgesindeki oylarını belli ölçüde muhafaza edeceği, Cumhur ittifakının, AK Parti ile Tayyip Erdoğan’a desteğin bu bölgelerde daha çok kabul gördüğü, sosyolojik bir gerçek… Kabaca; Erzurum’da MHP % 50 fire veriyorsa, kıyı kesimlerinde ve Burdur’da % 70 fire vereceği, bu oyların büyük bir bölümünün de İYİ Parti’ye, millet ittifakına gideceğini de sosyolojik tahlillere göre risk alarak söylemek, iddia etmek, pekala mümkün…

Tüm bu veriler ışığında; MHP’nin Burdur’daki minumum ve ortalama oyunun 12 bin- 18 bin aralığında olacağını tahmin edebiliriz… Başta Tefenni olmak üzere, Bucak ve Gölhisar ilçelerinde muhafazakar kökenli milliyetçi oyları bünyesinde toplamaya devam edeceğini, şehir merkezindeki büyük kaybına rağmen 1 Kasım 2015’teki son seçimdeki oyunun % 30’unu alarak, Cumhur ittifakına özellikle de AK Parti’nin Burdur’da ikinci vekil çıkarmasında ve Erdoğan’a başkanlık oylarında katkı vereceği yorumunda bulunuyoruz…

 

İYİ Parti:

Madem; ilimizdeki oy hareketlerinden, partiler arasındaki geçişkenliklerden, kırılgan yapıdan bahsettik, tam da İYİ Parti’yi ele alma zamanı geldi, o zaman… Aslında, bu araştırmada, yaptığımız analizlerde belki de en zor kısım, öngörülmesi en zor tahmin İYİ Parti’de düğümleniyor.

Çünkü; hazırladığımız bu araştırmanın ana ruhu, mantığı, önceki seçim sonuçlarına, karşılaştırmalara dayanıyor. Oysa; İYİ Parti 2015’teki genel seçimlerde MHP içindeki kongre-liderlik tartışmalarından doğan, iki yıllık hazırlık sürecinden sonra 25 Ekim 2107 tarihinde Meral Akşener liderliğinde kurulan yeni, ilk kez seçime girecek olan bir parti. Bu nedenle, İYİ Parti’ye yönelik elimizde somut bir veri yok… Rakamsal veri anlamında 2017 referandum sonuçları ipucu olabilir. Ve Akşener ile yedi aylık İYİ Parti oluşumunun performansından, aday listelerinden yola çıkarak belli çıkarımlar yapabiliriz. İYİ Parti kısa geçmişine rağmen, iddialı bir başlangıç yaptı. Her ne kadar MHP içinden çıkan bir hareket olsa da; İYİ Parti’nin kendini “merkeze konumlandırması”, Meral Akşener’in merkez sağı da hedef alan söylemi, hatta CHP’lilere sempatik gelen yaklaşımları, AK Parti-Erdoğan karşıtlığı, toplumda yeni bir siyasi adres arayışları, İYİ Parti’yi de çekim merkezi haline getirdi. Bazılarına göre yüzde 25’lere varan bir potansiyeli, bazılarına göre de abartıldığı en fazla % 5 oyu olduğu iddia edilse de İYİ Parti, bu seçimin en önemli dinamiklerinden biri…

İYİ Parti’nin Burdur özelinde, ülke geneline göre daha iyi bir sonuç alacağını, daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bunun birinci nedeni, Burdur MHP’deki erimeden, özellikle seküler tabanından kolaylıkla oy alabilme kabiliyeti. İkinci sırada ise; Burdur’daki seçmen yapısında güçlü bir merkez sağ kültürün varlığı. Her ne kadar; AK Parti hakim bir konumda olsa da, bütün oylar 80 ile 87 bin aralığında AK Parti’de birleşse de, Burdur genelindeki 40-50 yıllık seçmen yapısı, sosyolojik anlamda güçlü bir merkez sağ kültürü hatırlatıyor. Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin Burdur’da özellikle de kırsal seçmen nezdinde hep güçlü karşılıklar bulması, İYİ Parti açısından Burdur’da bir fırsat. İYİ Parti’nin Burdur’da MHP seçmeninden sonra en çok oyu eski alışkanlıkları olan merkez sağ seçmenden alma ihtimali var.

İYİ Parti’nin Burdur’daki genç, kurucu il başkanı Osman Kurt’un performansı, ilk sıra milletvekili adaylığı ile birlikte yürüttüğü etkili kampanya, özellikle de şehir merkezinde CHP seçmeninden de oy alabilme kabiliyeti, bu akışın Millet İttifakı oluşumu ile hızlanması, ilimizde özellikle de şehir merkezinde CHP’den de hatırı sayılır bir oy kitlesinin İYİ Parti’ye geleceğini gösteriyor.

Burdur’da bilinçli CHP seçmeninin, “nasıl olsa CHP her halukârda bir milletvekili çıkarıyor, AK Parti’nin ikinci vekil almasını önlemenin en iyi yolu İYİ Parti’yi de güçlendirmek, üçüncü vekili de İYİ Parti adayının alması” formülüne sıcak baktığı biliniyor.

İttifaklar, aday listeleri, seçmene değişik alternatifler sunuyor, Seçmen davranışlarındaki kalıplar kırılabilir

Yeri gelmişken şu hususu da çok iyi vurgulamak gerek. 24 Haziran seçimlerinin ittifaklı yapısı, seçmene değişik alternatifler sunması, seçmen davranışlarındaki o eski alışkanlıkları, kalıpları da kırmaya aday gözüküyor. Hatırlayacak olursak; Türkiye’de genel seçimler, adı üzerinde genel seçim, iktidarı, Hükümeti belirlediği için, seçmenler destekledikleri partilerin milletvekili listelerini, adaylarını beğenmese de, hoşnut olmasa da; son gün sandıkta yine gönül verdikleri parti logolarının altına oy mühürlerini basıyorlardı…

Daha önceki genel seçim atmosferlerine baktığımızda; partiler YSK’ya aday listelerini verdiğinde, iki üç gün ortalık karışır, her partide gürültü-patırtı kopar, sonrasında liderler meydana indiklerinde, adaylar sahada çalışmaya başladıklarıda liste kırgınlıkları unutulurdu…

Oysa; şimdi değişen köklü bir durum var. Artık seçmenin önünde kendi partisinin adayları dışında, ittifak adayları da alternatif seçenek. Seçmen, örneğin Burdur’da partisinin adayını beğenmediği takdirde, tavrını ortaya koyabileceği bir mekanizma var elinde… Partisinin adayını, listesini beğenmediğinde ittifak yaptığı diğer partilerden birinin adayına oy verip, nihai süreçte o verdiği oy da; toplamda kendi partisine katkı sağladığı için, böyle oy kaymalarına sıkça rastlayacağımız bir seçim bekliyor bizi…

Bu değişiklik, bundan sonraki süreçlerde, ilerleyen seçimlerde özellikle siyasi partilerin Genel Merkezlerini, Liderleri derinden etkileyecek. Çünkü; mevcut yapıda partilerin üst yönetimleri listeleri belirlerken çok etkili. Nasıl olsa; “oyu partimiz, liderimiz alıyor” diyerek, milletvekili listelerinde tabanın, yerel dinamiklerin sesine pek kulak verilmiyor ülkemizde…

Oysa; 24 Haziran sandık neticeleri, artık Milletvekili adaylarının da, doğru, isabetli listelerin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Cumhurbaşkanı Adaylarının o seçim bölgesinde aldığı oy miktarı, partilerin aldıkları oylar, ittifak oyları, “doğru aday, yanlış liste” ölçümlerini de gözler önüne net bir şekilde gözler önüne serecek.

Seçmen, partisinin adayına sarı kart gösterebilecek

Seçmenin elindeki bu imkanı, futbol deyimiyle hakemlerin sarı kartlarına benzetmek mümkün. Yani; seçmen kendi partisinin adaylarını, listesini beğenmiyorsa, parti logosunun altına basmak yerine, ittifak yaptığı diğer parti veya partilere basarak, bir nev’i sarı kart göstermiş, liderini, genel merkezini uyarmış olacak. Çünkü; o oy, genel toplamda ittifaklardan dolayı yine gönül verdiği partisinin hanesine de yazıldığı, partisine zarar vermeyeceğiri düşünerek, karşı bloğa, ittifağa yaramayacağı için, seçmenler gönül rahatlığıyla bu tür oy ikazlarına başvurabilir…

Aday listeleri ile ilgili seçmene bu geniş manevra ve özgürlük alanı tanıyan yeni sistem, henüz tam anlaşılmasa da, 24 Haziran sandığından çıkacak olan farklı oy pusulaları, Cumhurbaşkanlığı-Milletvekili-İttifak toplamlarındaki farklı tercihler, bundan sonraki süreçte, önümüzdeki seçimlerde aday listelerinin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Artık; genel seçimler de aday listeleri bakımından bir bakıma yerel seçim karakterine benzeşerek, aday tercihleri de genel seçim sonucunu etkileyen faktörlerden birine dönüşecek…

Bu önemli, Türkiye’de ilk kez yaşayacağımız sandık tecrübesine uzunca bir yer verdikten sonra, İYİ Parti’nin Burdur’da işte bu anlamda; özellikle CHP seçmeninde destek alabileceğini, genç adayı Osman Kurt’un da vekil seçilebilmesi için veya CHP listesinden memnun olmadığı için, CHP seçmeninin bir bölümünün İYİ Parti’ye yöneleceğini tahmin ediyoruz.

Burdur’da ittifaklarda aday memnuniyetsizliklerinden dolayı benzer bir hareketliliğin AK Parti’de de yaşanabileceği muhtemel gözüküyor. Mevcut Milletvekili Bayram Özçelik’in beşinci kez liste başından aday gösterilmesi, Bayram Özçelik’i istemeyenlerin, parti içindeki muhaliflerinin, aday adayı olan isimlerin ve yakın çevrelerinin milletvekili seçiminde direkt AK Parti’ye oy vermek yerine, MHP’ye oy vererek liste tepkilerini dile getirmeleri bekleniyor…

Her ne kadar tepki oyu da olsa, bu şekilde verilecek oyların sadece yerel bir anlamı var. Nihayetinde bu oylar Cumhur ittifakında sayılacağı için Özçelik veya hangi adaya tepki olsa da, siyasi manada sonuç anlamında pek bir karşılığı bulunmuyor. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi, partinin aldığı oy, ittfak oyları arasındaki farklılıkları ortaya koyan ciddi bir belge, istatistik olacak.

İYİ Parti hakkındaki final bölümünde şu hususu vurgulamakta fayda var. İYİ Parti’nin Burdur’dan milletvekili çıkarabilmesi için dile getirmeye çalıştığımız MHP’den gelen oylar, merkez sağ oyları, CHP’den gelen oyların da yetmeyeceği kanaatindeyiz. İYİ Parti Burdur’daki o meşhur, kamuoyunda sıkça dile getirilen 1+1+1 formülünde üçüncü vekilliği alabilmesi için mutlaka ve mutlaka AK Parti seçmeninden gelecek oylara ihtiyacı var. Eğer; İYİ Parti AK Parti’den 10 bin’e yakın oy çekebilirse, işte o zaman Burdur’daki bütün denklem bir anda değişir, 35 bin’leri aşarak, millet ittifakının, cumhur ittifakı oyları toplamının önüne geçmesini sağlar…

Ekonominin durumu, dış politikadaki gelişmeler, FETÖ soruşturmaları, OHAL tartışmaları, Burdur Şeker Fabrikasının satılması, doların yükselişi gibi hem genel hem yerel sebepler, İYİ Parti’yi AK Parti’den oy alma noktasında ümitli kılıyor.

Burdur’daki seçimlerde ilk iki milletvekilinin ittifaksız eski seçim sistemi, d’hont hesaplamasına göre bile belli olacağını kabul ettiğimizde birinci AK Parti ilk vekil, ikinci CHP ikinci vekil, üçüncü vekili ise ittifak oylarının belirleyecek gibi gözüküyor. İşte, bu noktada İYİ Parti açısından millet ittifakının yarışı önde bitirmesi çok hayati. Eğer 80-85 bin toplamını veya daha fazlasını İYİ Parti’nin içinde bulunduğu millet ittifakı oluşumu (CHP- İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi) tamamlarsa, İYİ Parti’nin 30 ila 40 bin oy aralığı ile üçüncü vekili çıkarma şansı çok yüksek oluyor.

Bu noktada; İYİ Parti’nin 1 vekil çıkarma iddiasında bölgesel olarak Bucak çevresinden alacağı toplam oy çok önem kazanırken,   AK Parti’den oy alması kadar, Saadet Partisi’nin de Burdur genelindeki oyu da çok önemli bir başka gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Eğer; Saadet Partisi artık baraj kaygısı da olmadığı için AK Parti’ye kaptırdığı oyları geri alabilirse, Burdur’da oylarını yükselttiği takdirde, AK Parti’nin ikinci vekili alma ihtimali azalırken, İYİ Parti’nin bir vekil çıkarma olasılığı yükseliyor.

Nasıl MHP, ilimizde Cumhur ittifakı oylarıyla AK Parti’ye ikinci vekil katkısı yapıyorsa, Millet ittifakında da Saadet Partisi artan oyları, özellikle de AK Parti’den alabileceği oylar ile Burdur’da İYİ Parti’nin vekil çıkarmasına katkı sağlayabilir.

Yeni sistem bu tür olasılıklara, korelasyonlara imkan tanıyor. Burdur’da ikinci en önemli senaryonun Millet ittifakının toplam oylarının, Cumhur ittifakını geçmesi ve İYİ Parti’nin de bir vekil çıkarma potansiyeli olduğunu, 2+1 ile 1+1+1 ihtimalllerinin neredeyse eşit şansları olduğunu, binli, iki binli rakamların bile sonucu değiştirebileceğini belirtelim.

CHP:

Ve; gelelim ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne… CHP, Burdur’daki seçime en rahat giren partilerin başında geliyor. Ortalama sabit bir seçmene sahip olması, neredeyse 1 vekil çıkarmasının ilimizde garanti olması, 40-45 bin bandındaki oy potansiyeli CHP’yi Burdur’da öne çıkaran faktörler olarak sıralayabiliriz.

CHP il’deki dinamiklerden ziyade, Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin rüzgârı, Millet ittifakının katkıları ile bu seçime daha umutlu giriyor. CHP’liler bu seçimde hem ülke geneli hem Burdur’dan 7 Haziran 2015’ten çok daha iyi sonuç bekliyor. 45 bin’i de aşacaklarını, kır’daki AK Parti’ye oy veren seçmenden de oy alacaklarını, artık o çok eleştiri konusu olan sadece şehir merkezi, Yeşilova-Karamanlı hattından değil, Burdur’un her yerinden oy artışı beklediklerini dile getiriyor.

CHP’liler kendilerini ümitlendiren tabloyu, ekonomideki kötü gidişat, tek adam kaygısı, iktidarın yorgunluğu gibi etkenlerle sıralayarak, Muharrem İnce’nin performansının da Burdur’da sandığa yansıyacağına inanıyorlar… CHP’nin Burdur genelinde 2002’deki toplam 29 bin 233 oyu, 2007’da 33 bin 488, 2011’de 42 bin 187, 7 Haziran 2015’te 45 bin 467’ye çıkan oyu ile 1 Kasım 2015’teki 41 bin 876 oy’unun CHP’yi bir vekilliğe taşıyacağını rahatça öngörmek mümkün…

Saadet Partisi:

 

İYİ Parti:

Madem; ilimizdeki oy hareketlerinden, partiler arasındaki geçişkenliklerden, kırılgan yapıdan bahsettik, tam da İYİ Parti’yi ele alma zamanı geldi, o zaman… Aslında, bu araştırmada, yaptığımız analizlerde belki de en zor kısım, öngörülmesi en zor tahmin İYİ Parti’de düğümleniyor.

Çünkü; hazırladığımız bu araştırmanın ana ruhu, mantığı, önceki seçim sonuçlarına, karşılaştırmalara dayanıyor. Oysa; İYİ Parti 2015’teki genel seçimlerde MHP içindeki kongre-liderlik tartışmalarından doğan, iki yıllık hazırlık sürecinden sonra 25 Ekim 2107 tarihinde Meral Akşener liderliğinde kurulan yeni, ilk kez seçime girecek olan bir parti. Bu nedenle, İYİ Parti’ye yönelik elimizde somut bir veri yok… Rakamsal veri anlamında 2017 referandum sonuçları ipucu olabilir. Ve Akşener ile yedi aylık İYİ Parti oluşumunun performansından, aday listelerinden yola çıkarak belli çıkarımlar yapabiliriz. İYİ Parti kısa geçmişine rağmen, iddialı bir başlangıç yaptı. Her ne kadar MHP içinden çıkan bir hareket olsa da; İYİ Parti’nin kendini “merkeze konumlandırması”, Meral Akşener’in merkez sağı da hedef alan söylemi, hatta CHP’lilere sempatik gelen yaklaşımları, AK Parti-Erdoğan karşıtlığı, toplumda yeni bir siyasi adres arayışları, İYİ Parti’yi de çekim merkezi haline getirdi. Bazılarına göre yüzde 25’lere varan bir potansiyeli, bazılarına göre de abartıldığı en fazla % 5 oyu olduğu iddia edilse de İYİ Parti, bu seçimin en önemli dinamiklerinden biri…

İYİ Parti’nin Burdur özelinde, ülke geneline göre daha iyi bir sonuç alacağını, daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bunun birinci nedeni, Burdur MHP’deki erimeden, özellikle seküler tabanından kolaylıkla oy alabilme kabiliyeti. İkinci sırada ise; Burdur’daki seçmen yapısında güçlü bir merkez sağ kültürün varlığı. Her ne kadar; AK Parti hakim bir konumda olsa da, bütün oylar 80 ile 87 bin aralığında AK Parti’de birleşse de, Burdur genelindeki 40-50 yıllık seçmen yapısı, sosyolojik anlamda güçlü bir merkez sağ kültürü hatırlatıyor. Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin Burdur’da özellikle de kırsal seçmen nezdinde hep güçlü karşılıklar bulması, İYİ Parti açısından Burdur’da bir fırsat. İYİ Parti’nin Burdur’da MHP seçmeninden sonra en çok oyu eski alışkanlıkları olan merkez sağ seçmenden alma ihtimali var.

İYİ Parti’nin Burdur’daki genç, kurucu il başkanı Osman Kurt’un performansı, ilk sıra milletvekili adaylığı ile birlikte yürüttüğü etkili kampanya, özellikle de şehir merkezinde CHP seçmeninden de oy alabilme kabiliyeti, bu akışın Millet İttifakı oluşumu ile hızlanması, ilimizde özellikle de şehir merkezinde CHP’den de hatırı sayılır bir oy kitlesinin İYİ Parti’ye geleceğini gösteriyor.

Burdur’da bilinçli CHP seçmeninin, “nasıl olsa CHP her halukârda bir milletvekili çıkarıyor, AK Parti’nin ikinci vekil almasını önlemenin en iyi yolu İYİ Parti’yi de güçlendirmek, üçüncü vekili de İYİ Parti adayının alması” formülüne sıcak baktığı biliniyor.

İttifaklar, aday listeleri, seçmene değişik alternatifler sunuyor, Seçmen davranışlarındaki kalıplar kırılabilir

Yeri gelmişken şu hususu da çok iyi vurgulamak gerek. 24 Haziran seçimlerinin ittifaklı yapısı, seçmene değişik alternatifler sunması, seçmen davranışlarındaki o eski alışkanlıkları, kalıpları da kırmaya aday gözüküyor. Hatırlayacak olursak; Türkiye’de genel seçimler, adı üzerinde genel seçim, iktidarı, Hükümeti belirlediği için, seçmenler destekledikleri partilerin milletvekili listelerini, adaylarını beğenmese de, hoşnut olmasa da; son gün sandıkta yine gönül verdikleri parti logolarının altına oy mühürlerini basıyorlardı…

Daha önceki genel seçim atmosferlerine baktığımızda; partiler YSK’ya aday listelerini verdiğinde, iki üç gün ortalık karışır, her partide gürültü-patırtı kopar, sonrasında liderler meydana indiklerinde, adaylar sahada çalışmaya başladıklarıda liste kırgınlıkları unutulurdu…

Oysa; şimdi değişen köklü bir durum var. Artık seçmenin önünde kendi partisinin adayları dışında, ittifak adayları da alternatif seçenek. Seçmen, örneğin Burdur’da partisinin adayını beğenmediği takdirde, tavrını ortaya koyabileceği bir mekanizma var elinde… Partisinin adayını, listesini beğenmediğinde ittifak yaptığı diğer partilerden birinin adayına oy verip, nihai süreçte o verdiği oy da; toplamda kendi partisine katkı sağladığı için, böyle oy kaymalarına sıkça rastlayacağımız bir seçim bekliyor bizi…

Bu değişiklik, bundan sonraki süreçlerde, ilerleyen seçimlerde özellikle siyasi partilerin Genel Merkezlerini, Liderleri derinden etkileyecek. Çünkü; mevcut yapıda partilerin üst yönetimleri listeleri belirlerken çok etkili. Nasıl olsa; “oyu partimiz, liderimiz alıyor” diyerek, milletvekili listelerinde tabanın, yerel dinamiklerin sesine pek kulak verilmiyor ülkemizde…

Oysa; 24 Haziran sandık neticeleri, artık Milletvekili adaylarının da, doğru, isabetli listelerin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Cumhurbaşkanı Adaylarının o seçim bölgesinde aldığı oy miktarı, partilerin aldıkları oylar, ittifak oyları, “doğru aday, yanlış liste” ölçümlerini de gözler önüne net bir şekilde gözler önüne serecek.

Seçmen, partisinin adayına sarı kart gösterebilecek

Seçmenin elindeki bu imkanı, futbol deyimiyle hakemlerin sarı kartlarına benzetmek mümkün. Yani; seçmen kendi partisinin adaylarını, listesini beğenmiyorsa, parti logosunun altına basmak yerine, ittifak yaptığı diğer parti veya partilere basarak, bir nev’i sarı kart göstermiş, liderini, genel merkezini uyarmış olacak. Çünkü; o oy, genel toplamda ittifaklardan dolayı yine gönül verdiği partisinin hanesine de yazıldığı, partisine zarar vermeyeceğiri düşünerek, karşı bloğa, ittifağa yaramayacağı için, seçmenler gönül rahatlığıyla bu tür oy ikazlarına başvurabilir…

Aday listeleri ile ilgili seçmene bu geniş manevra ve özgürlük alanı tanıyan yeni sistem, henüz tam anlaşılmasa da, 24 Haziran sandığından çıkacak olan farklı oy pusulaları, Cumhurbaşkanlığı-Milletvekili-İttifak toplamlarındaki farklı tercihler, bundan sonraki süreçte, önümüzdeki seçimlerde aday listelerinin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Artık; genel seçimler de aday listeleri bakımından bir bakıma yerel seçim karakterine benzeşerek, aday tercihleri de genel seçim sonucunu etkileyen faktörlerden birine dönüşecek…

Bu önemli, Türkiye’de ilk kez yaşayacağımız sandık tecrübesine uzunca bir yer verdikten sonra, İYİ Parti’nin Burdur’da işte bu anlamda; özellikle CHP seçmeninde destek alabileceğini, genç adayı Osman Kurt’un da vekil seçilebilmesi için veya CHP listesinden memnun olmadığı için, CHP seçmeninin bir bölümünün İYİ Parti’ye yöneleceğini tahmin ediyoruz.

Burdur’da ittifaklarda aday memnuniyetsizliklerinden dolayı benzer bir hareketliliğin AK Parti’de de yaşanabileceği muhtemel gözüküyor. Mevcut Milletvekili Bayram Özçelik’in beşinci kez liste başından aday gösterilmesi, Bayram Özçelik’i istemeyenlerin, parti içindeki muhaliflerinin, aday adayı olan isimlerin ve yakın çevrelerinin milletvekili seçiminde direkt AK Parti’ye oy vermek yerine, MHP’ye oy vererek liste tepkilerini dile getirmeleri bekleniyor…

Her ne kadar tepki oyu da olsa, bu şekilde verilecek oyların sadece yerel bir anlamı var. Nihayetinde bu oylar Cumhur ittifakında sayılacağı için Özçelik veya hangi adaya tepki olsa da, siyasi manada sonuç anlamında pek bir karşılığı bulunmuyor. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi, partinin aldığı oy, ittfak oyları arasındaki farklılıkları ortaya koyan ciddi bir belge, istatistik olacak.

İYİ Parti hakkındaki final bölümünde şu hususu vurgulamakta fayda var. İYİ Parti’nin Burdur’dan milletvekili çıkarabilmesi için dile getirmeye çalıştığımız MHP’den gelen oylar, merkez sağ oyları, CHP’den gelen oyların da yetmeyeceği kanaatindeyiz. İYİ Parti Burdur’daki o meşhur, kamuoyunda sıkça dile getirilen 1+1+1 formülünde üçüncü vekilliği alabilmesi için mutlaka ve mutlaka AK Parti seçmeninden gelecek oylara ihtiyacı var. Eğer; İYİ Parti AK Parti’den 10 bin’e yakın oy çekebilirse, işte o zaman Burdur’daki bütün denklem bir anda değişir, 35 bin’leri aşarak, millet ittifakının, cumhur ittifakı oyları toplamının önüne geçmesini sağlar…

Ekonominin durumu, dış politikadaki gelişmeler, FETÖ soruşturmaları, OHAL tartışmaları, Burdur Şeker Fabrikasının satılması, doların yükselişi gibi hem genel hem yerel sebepler, İYİ Parti’yi AK Parti’den oy alma noktasında ümitli kılıyor.

Burdur’daki seçimlerde ilk iki milletvekilinin ittifaksız eski seçim sistemi, d’hont hesaplamasına göre bile belli olacağını kabul ettiğimizde birinci AK Parti ilk vekil, ikinci CHP ikinci vekil, üçüncü vekili ise ittifak oylarının belirleyecek gibi gözüküyor. İşte, bu noktada İYİ Parti açısından millet ittifakının yarışı önde bitirmesi çok hayati. Eğer 80-85 bin toplamını veya daha fazlasını İYİ Parti’nin içinde bulunduğu millet ittifakı oluşumu (CHP- İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi) tamamlarsa, İYİ Parti’nin 30 ila 40 bin oy aralığı ile üçüncü vekili çıkarma şansı çok yüksek oluyor.

Bu noktada; İYİ Parti’nin 1 vekil çıkarma iddiasında bölgesel olarak Bucak çevresinden alacağı toplam oy çok önem kazanırken,   AK Parti’den oy alması kadar, Saadet Partisi’nin de Burdur genelindeki oyu da çok önemli bir başka gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Eğer; Saadet Partisi artık baraj kaygısı da olmadığı için AK Parti’ye kaptırdığı oyları geri alabilirse, Burdur’da oylarını yükselttiği takdirde, AK Parti’nin ikinci vekili alma ihtimali azalırken, İYİ Parti’nin bir vekil çıkarma olasılığı yükseliyor.

Nasıl MHP, ilimizde Cumhur ittifakı oylarıyla AK Parti’ye ikinci vekil katkısı yapıyorsa, Millet ittifakında da Saadet Partisi artan oyları, özellikle de AK Parti’den alabileceği oylar ile Burdur’da İYİ Parti’nin vekil çıkarmasına katkı sağlayabilir.

Yeni sistem bu tür olasılıklara, korelasyonlara imkan tanıyor. Burdur’da ikinci en önemli senaryonun Millet ittifakının toplam oylarının, Cumhur ittifakını geçmesi ve İYİ Parti’nin de bir vekil çıkarma potansiyeli olduğunu, 2+1 ile 1+1+1 ihtimalllerinin neredeyse eşit şansları olduğunu, binli, iki binli rakamların bile sonucu değiştirebileceğini belirtelim.

CHP:

Ve; gelelim ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne… CHP, Burdur’daki seçime en rahat giren partilerin başında geliyor. Ortalama sabit bir seçmene sahip olması, neredeyse 1 vekil çıkarmasının ilimizde garanti olması, 40-45 bin bandındaki oy potansiyeli CHP’yi Burdur’da öne çıkaran faktörler olarak sıralayabiliriz.

CHP il’deki dinamiklerden ziyade, Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin rüzgârı, Millet ittifakının katkıları ile bu seçime daha umutlu giriyor. CHP’liler bu seçimde hem ülke geneli hem Burdur’dan 7 Haziran 2015’ten çok daha iyi sonuç bekliyor. 45 bin’i de aşacaklarını, kır’daki AK Parti’ye oy veren seçmenden de oy alacaklarını, artık o çok eleştiri konusu olan sadece şehir merkezi, Yeşilova-Karamanlı hattından değil, Burdur’un her yerinden oy artışı beklediklerini dile getiriyor.

CHP’liler kendilerini ümitlendiren tabloyu, ekonomideki kötü gidişat, tek adam kaygısı, iktidarın yorgunluğu gibi etkenlerle sıralayarak, Muharrem İnce’nin performansının da Burdur’da sandığa yansıyacağına inanıyorlar… CHP’nin Burdur genelinde 2002’deki toplam 29 bin 233 oyu, 2007’da 33 bin 488, 2011’de 42 bin 187, 7 Haziran 2015’te 45 bin 467’ye çıkan oyu ile 1 Kasım 2015’teki 41 bin 876 oy’unun CHP’yi bir vekilliğe taşıyacağını rahatça öngörmek mümkün…

Saadet Partisi:

Gelelim Saadet Partisi’ne… Belki de 24 Haziran seçimlerinin kilt rol üstlenen, anahtar partisine. Milli Görüş geleneğinin temsilcisi Saadet Partisi, bu seçimlere başka bir hava, motivasyonla hazırlanıyor. Türkiye’deki en disiplinli, Teşkilatçı parti yapısına sahip olan Saadet Partisi, AK Parti’li yıllarda ve ka- rizmatik lideri Necmettin Erbakan’ın vefatından sonra en çok % 10’luk ülke barajının aşma noktasında zorlandı. Nitelikli ağırlığı, aldığı oy’un üzerinde olan Milli Görüş geleneğinin ya- şatıldığı SP, gördüğü ilgiyi, % 10 baraj engeli yüzünden, “oyu- muz boşa gider!’ kaygısıyla bir türlü sandığa yansıtamadı.

Oysa; Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet Partisi bu seçime bambaşka bir iddia ile giriyor. Temel Bey’in planlamacı kimliğiyle geliştirdiği yeni söylemi, AK Parti iktidarına yönelttiği uyarıcı niteliğindeki ikazları, eleştirileri, Saadet Partisi’ni ilgi odağı haline getirdi.

İttifak oluşumlarında da Cumhur İttifakı bloğu yerine Millet ittifakını tercih etmesi, CHP, İYİ Parti ve DP ile aynı saflarda mücadele etmesi Saadet Partisi’ni ülke çapında yeniden etkili siyasi aktör haline getirdi.

Burdur’da da Saadet Partisinin alacağı oylar veya alamayacağı oylar seçimin en kilit noktalarından biri… Saadet Partisi için son iki seçim bile belli bir fikir veriyor. 7 Haziran 2015 genel seçiminde Burdur’da yüzde 2,64 ile toplamda 4 bin 388 oy alan Saadet Partisi, beş ay sonraki 1 Kasım 2015 seçiminde ise %1,5 oy yüzdesi oy kaybı yaşarken, ilimizdeki toplam oyu ise 1906’ya geriledi, 2 bin 482 oy yitirdi. Saadet Partisi oylarının büyük bir bölümünün AK Parti’ye yöneldiğini varsayarsak, gerek ülke geneli gerek Burdur ili seçim çevresinde Saadet Partisi’nin 7 Haziran ya da 1 Kasım seçimlerine benzer alacağı pozisyonun, sonuçların çok belirleyeceğini söyleyebiliriz. Kabaca; yerel anlamda Burdur’da Saadet Partisi 5 bin veya üzerinde oy alırsa, bundan en büyük zararı AK Parti görecek, ikinci vekilliği tehlikeye girecek, eğer Saadet Partisi yine % 2’lik dilimlere sıkışırsa AK Parti oylarını korumuş olacak.

HDP:

Ve; geniş içerikli siyasi partileri ele aldığımız araştırmamızın son bölümüne, Burdur’da her ne kadar siyasal ve sayısal ağırlığı bulunmasa da barajı geçip geçmeyeceği çok merak edilen Halkların Demokratik Partisi, HDP’ye… Ülke genelinde %10’luk bir ortalaması olan, hatta 7 Haziran’da % 13 oy alan HDP, Güneydoğu, Doğu Anadolu ve bazı büyükşehirlerde aldığı oy’un Burdur’da çok çok gerisinde oy alıyor. İlimizde 7 Haziran 2015’te % 1,5, 1 Kasım 2015’te ise binde 7’lik oy yüzdesi olan HDP’nin Burdur genelinde 7 Haziran’daki toplamda 2 bin 457 oyu, 1218 oy azalarak 1239’a geriledi.

İttifakların dışında kalan, %10 barajını geçme mücadelesi veren HDP’nin, Burdur’daki seçim sonuçlarını etkileme gücü hiç yok. HDP’nin Burdur’da yine 1500 ile 3 bin arasında bir oy alacağı öngörülebilir.

OYLAR NASIL HESAPLANACAK?

D’Hondt sistemi, Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt tarafından 1878’de tasarlanmış, nisbi temsil sistemidir. Türkiye’de 1961’den bu yana -1965 Millet Meclisi genel seçimi ile 1966 Millet Meclisi ara seçimi dışında- bütün milletvekili genel ve ara seçimlerinde D’Hondt sistemi uygulanmıştır; günümüzde de yürürlükte olan sistem budur.

Alınan oylar o ilin çıkartacağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar 1,2,3…diye bölünür.Bulunan rakamlar büyükten küçüğe sıralanır.Bu sıralamaya göre milletvekilliği kazananlar belirlenir.

24 Haziran’daki parlamento seçiminde ilk kez işleyecek olan ittifak sisteminde kazanan milletvekillerinin sayısı nasıl hesaplanacak? Milletvekili sayısı, adını Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt’tan alan “D’Hondt sistemi” ile hesaplanıyor.

Ancak bu seçimlerde siyasi partiler ittifak olarak seçimlere gireceği için, aynı ittifak içindekiler dahil hangi partinin kaç milletvekili alacağının hesabı da birkaç aşama halinde belirlenecek. İşte oyların hangi esas ve usüllere göre, nasıl sayılacağı ve partilerin kaç milletvekili alacağının nasıl hesaplanacağının yanıtları…

Önce oylar sayılacak, sonra milletvekillikleri dağıtılacak

Milletvekili sayısının belirlenmesinin öncesinde oyların sayımı aşaması var. Oyların sayımı aşamasında ilk adım her bir sandıktaki oy tasnifi. Sonrasında da ilçe ve il seçim kurullarında da yapılacaklar var. İlçe seçim kurullarında ittifak partilerinin, ittifakın ortak oylarından aldığı paylar, il seçim kurulundaki aşamada ise yurt dışı oylardan her bir partiye gelen pay ilave edilecek.

İlk aşama sandık kurulu

Oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandıklar açılacak ve oy sayımı başlayacak. Tasnif aşamasında “Cumhur İttifakı”, “Millet İttifakı”, partiler ve bağımsız adayların yanında her biri için açılan ayrı sütunlara yazılacak.

İlçe seçimi kurulunda ne yapılacak?

İlçe seçim kurulları da sandık tutanaklarını birleştirecek. Bunu da 1) siyasi partiler ile 2) bağımsız adayların her birinin aldıkları oy sayısını ve 3) ittifakların ortak oy sayısı ile 4) ortak oylardan gelen payı tespit ederek tutanağa geçirecek.

İttifak partilerinin oyları nasıl hesaplanıyor?

İttifak partileri için kullanılan oylar, ittifaktaki her bir partinin kendi oyu ile ittifakın ortak oylarından oluşuyor. İttifakın ortak oyları ise şu demek: Oy pusulasındaki “ittifak alanı”nda bulunan partilerden birine değil de bu alana basılan oylar geçerli sayılıyor ve ittifakın ortak oyları hanesine yazılıyor. Bu ortak oylardan ise, ittifak partilerine yasada belirtilen yönteme göre hesaplanan bir pay düşüyor. İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından aldığı pay ise ilçe seçim kurullarında sandık tutanaklarının birleştirilmesi sırasında hesaplanarak, partilerin kendi oylarına ekleniyor.

İttifak ortak oyları partiler arasında nasıl pay ediliyor?

İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından alacağı pay ise şöyle hesaplanıyor: Önce ittifaktaki partinin tek başına aldığı oy, ittifak partilerinin toplam oyuna bölünüyor. Daha sonra elde edilen katsayı ittifakın ortak oyu ile çarpılıyor. Çıkan miktar ise o partinin, ittifakın ortak oylarından alacağı payı gösteriyor. İlçe seçim kurulu, sonuçları bu payları ekleyerek il seçim kuruluna gönderiyor.

Yurt dışından gelen oyların eklenmesi

İl seçim kurulunda ise yurt dışında ve gümrük kapılarında kullanılan oyların toplamından o ilde partilerin payına düşen miktar ekleniyor. İl seçim kurulu, ilçe seçim kurullarından gelen sonuçları, o ile gelen yurt dışı ve gümrük kapıları oylarıyla birleştirerek sonuca ulaşıyor.

Ve oyların sayımı tamamlandı. Şimdi ittifak dahilindeki ve haricindeki her bir parti ile bağımsız adayların o seçim çevresindeki toplam oy sayıları artık ortaya çıktı. Peki milletvekilliklerinin dağılımı nasıl hesaplanacak? İşte şimdi de bunun yanıtı.

Milletvekili sayısı nasıl belirleniyor?

Milletvekili dağılımının belirlendiği bu sistem 24 Haziran seçimlerinde iki aşamalı olarak işletilecek. Ancak bunun öncesinde sistemin nasıl işlediği şöyle açıklanabilir: Her bir partinin ve adayın aldığı toplam oy önce 1’e, sonra 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve bu şekilde devam ederek bölünüyor. Bu bölme işleminden elde edilen sayılar da o parti ve adayların karşısındaki sütunlara yazılıyor. Sonrasında ise bölme işleminden elde edilen bu sayıların en büyükten küçüğe doğru sıralarsanız, o seçim çevresinin milletvekili sayısını karşılayacak şekilde en yüksek sayı dilimlerine sahip parti ve adaylar seçilmiş sayılıyor. Partilerin ve ittifakların milletvekili çıkarabilmesi için yüzde 10’luk ülke barajını geçmiş olması gerekiyor.

Bir örnekle açıklayalım

Sistem şöyle işliyor: Diyelim ki, 3 milletvekili çıkaracak bir X seçim çevresinde seçime giren A Partisi 258.000, B Partisi 167.000, C Partisi 52.000 oy almış varsayalım. (Ve bu 3 partinin de ülke barajını geçtiğini varsayıyoruz) Her bir partinin oyları 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve devamla bölünecek. Yani A Partisi için: 258.000, 129.000, 86.000, 64.500, 51.600… B Partisi için: 167.000, 83.500, 55.666, 41.750, 33.400… C Partisi için: 52.000, 26.000, 17.333, 13000, 10.400… sayıları elde edilmiş olur. Varsaydığımız X seçim çevresinin 3 milletvekili bulunduğunu söylemiştik. Elde edilen bu sayıları büyükten küçüğe sıraladığımızda en yüksek üç rakamın (milletvekili sayısı bu olduğu için) A partisinin sütunundaki “258.000”in birinci sırada, B partisinin sütunundaki “167.000”in ikinci sırada ve yine A partisinin sütunundaki “129.000”in üçüncü sırada olduğu görürüz. Bu durumda X seçim çevresindeki 3 milletvekilinin 2’sini A partisi, 1’ini de B partisi kazanmış olur.

24 Haziran seçimlerinde iki aşama halinde uygulanacağını belirttiğimiz bu sistemin nasıl işleyeceğini görelim.

İttifaklar ve partiler arasındaki dağılım

2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’na göre sistem, tasnif aşamasında ittifak içindeki partileri diğer partiler ve bağımsızlar karşısında tek bir parti gibi denkleme sokuyor. Yani milletvekillikleri ilk aşamada ittifaklar ile diğer partiler ve milletvekilleri arasında, yukarıda anlatılan D’Hondt sistemiyle dağıtılıyor. Böylece bir seçim çevresinde hangi partinin ve hangi ittifakın ve hangi bağımsız adayın aldığı milletvekili belirlenmiş olur.

Milletvekillikleri ittifak partileri arasında nasıl dağıtılıyor?

İkinci aşamada ise ittifakı elde ettiği milletvekili sayısının ittifak partileri arasında bölüşümü gerçekleştiriliyor. D’Hondt sistemi burada ikinci kez işletiliyor ancak sadece ittifak dahilindeki partilerin arasında.

Yani ittifaktaki her bir partinin, ittifak ortak oylarından aldıkları paylarının da dahil edildiği toplam oyları, 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e artarak bölünüyor. Ardından büyükten küçüğe doğru sıralanan bu rakamlara göre, ittifakın elde ettiği milletvekillikleri partiler arasında dağıtılıyor.

(DEVAM EDECEK) ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

İYİ Parti:

Madem; ilimizdeki oy hareketlerinden, partiler arasındaki geçişkenliklerden, kırılgan yapıdan bahsettik, tam da İYİ Parti’yi ele alma zamanı geldi, o zaman… Aslında, bu araştırmada, yaptığımız analizlerde belki de en zor kısım, öngörülmesi en zor tahmin İYİ Parti’de düğümleniyor.

Çünkü; hazırladığımız bu araştırmanın ana ruhu, mantığı, önceki seçim sonuçlarına, karşılaştırmalara dayanıyor. Oysa; İYİ Parti 2015’teki genel seçimlerde MHP içindeki kongre-liderlik tartışmalarından doğan, iki yıllık hazırlık sürecinden sonra 25 Ekim 2107 tarihinde Meral Akşener liderliğinde kurulan yeni, ilk kez seçime girecek olan bir parti. Bu nedenle, İYİ Parti’ye yönelik elimizde somut bir veri yok… Rakamsal veri anlamında 2017 referandum sonuçları ipucu olabilir. Ve Akşener ile yedi aylık İYİ Parti oluşumunun performansından, aday listelerinden yola çıkarak belli çıkarımlar yapabiliriz. İYİ Parti kısa geçmişine rağmen, iddialı bir başlangıç yaptı. Her ne kadar MHP içinden çıkan bir hareket olsa da; İYİ Parti’nin kendini “merkeze konumlandırması”, Meral Akşener’in merkez sağı da hedef alan söylemi, hatta CHP’lilere sempatik gelen yaklaşımları, AK Parti-Erdoğan karşıtlığı, toplumda yeni bir siyasi adres arayışları, İYİ Parti’yi de çekim merkezi haline getirdi. Bazılarına göre yüzde 25’lere varan bir potansiyeli, bazılarına göre de abartıldığı en fazla % 5 oyu olduğu iddia edilse de İYİ Parti, bu seçimin en önemli dinamiklerinden biri…

İYİ Parti’nin Burdur özelinde, ülke geneline göre daha iyi bir sonuç alacağını, daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bunun birinci nedeni, Burdur MHP’deki erimeden, özellikle seküler tabanından kolaylıkla oy alabilme kabiliyeti. İkinci sırada ise; Burdur’daki seçmen yapısında güçlü bir merkez sağ kültürün varlığı. Her ne kadar; AK Parti hakim bir konumda olsa da, bütün oylar 80 ile 87 bin aralığında AK Parti’de birleşse de, Burdur genelindeki 40-50 yıllık seçmen yapısı, sosyolojik anlamda güçlü bir merkez sağ kültürü hatırlatıyor. Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin Burdur’da özellikle de kırsal seçmen nezdinde hep güçlü karşılıklar bulması, İYİ Parti açısından Burdur’da bir fırsat. İYİ Parti’nin Burdur’da MHP seçmeninden sonra en çok oyu eski alışkanlıkları olan merkez sağ seçmenden alma ihtimali var.

İYİ Parti’nin Burdur’daki genç, kurucu il başkanı Osman Kurt’un performansı, ilk sıra milletvekili adaylığı ile birlikte yürüttüğü etkili kampanya, özellikle de şehir merkezinde CHP seçmeninden de oy alabilme kabiliyeti, bu akışın Millet İttifakı oluşumu ile hızlanması, ilimizde özellikle de şehir merkezinde CHP’den de hatırı sayılır bir oy kitlesinin İYİ Parti’ye geleceğini gösteriyor.

Burdur’da bilinçli CHP seçmeninin, “nasıl olsa CHP her halukârda bir milletvekili çıkarıyor, AK Parti’nin ikinci vekil almasını önlemenin en iyi yolu İYİ Parti’yi de güçlendirmek, üçüncü vekili de İYİ Parti adayının alması” formülüne sıcak baktığı biliniyor.

İttifaklar, aday listeleri, seçmene değişik alternatifler sunuyor, Seçmen davranışlarındaki kalıplar kırılabilir

Yeri gelmişken şu hususu da çok iyi vurgulamak gerek. 24 Haziran seçimlerinin ittifaklı yapısı, seçmene değişik alternatifler sunması, seçmen davranışlarındaki o eski alışkanlıkları, kalıpları da kırmaya aday gözüküyor. Hatırlayacak olursak; Türkiye’de genel seçimler, adı üzerinde genel seçim, iktidarı, Hükümeti belirlediği için, seçmenler destekledikleri partilerin milletvekili listelerini, adaylarını beğenmese de, hoşnut olmasa da; son gün sandıkta yine gönül verdikleri parti logolarının altına oy mühürlerini basıyorlardı…

Daha önceki genel seçim atmosferlerine baktığımızda; partiler YSK’ya aday listelerini verdiğinde, iki üç gün ortalık karışır, her partide gürültü-patırtı kopar, sonrasında liderler meydana indiklerinde, adaylar sahada çalışmaya başladıklarıda liste kırgınlıkları unutulurdu…

Oysa; şimdi değişen köklü bir durum var. Artık seçmenin önünde kendi partisinin adayları dışında, ittifak adayları da alternatif seçenek. Seçmen, örneğin Burdur’da partisinin adayını beğenmediği takdirde, tavrını ortaya koyabileceği bir mekanizma var elinde… Partisinin adayını, listesini beğenmediğinde ittifak yaptığı diğer partilerden birinin adayına oy verip, nihai süreçte o verdiği oy da; toplamda kendi partisine katkı sağladığı için, böyle oy kaymalarına sıkça rastlayacağımız bir seçim bekliyor bizi…

Bu değişiklik, bundan sonraki süreçlerde, ilerleyen seçimlerde özellikle siyasi partilerin Genel Merkezlerini, Liderleri derinden etkileyecek. Çünkü; mevcut yapıda partilerin üst yönetimleri listeleri belirlerken çok etkili. Nasıl olsa; “oyu partimiz, liderimiz alıyor” diyerek, milletvekili listelerinde tabanın, yerel dinamiklerin sesine pek kulak verilmiyor ülkemizde…

Oysa; 24 Haziran sandık neticeleri, artık Milletvekili adaylarının da, doğru, isabetli listelerin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Cumhurbaşkanı Adaylarının o seçim bölgesinde aldığı oy miktarı, partilerin aldıkları oylar, ittifak oyları, “doğru aday, yanlış liste” ölçümlerini de gözler önüne net bir şekilde gözler önüne serecek.

Seçmen, partisinin adayına sarı kart gösterebilecek

Seçmenin elindeki bu imkanı, futbol deyimiyle hakemlerin sarı kartlarına benzetmek mümkün. Yani; seçmen kendi partisinin adaylarını, listesini beğenmiyorsa, parti logosunun altına basmak yerine, ittifak yaptığı diğer parti veya partilere basarak, bir nev’i sarı kart göstermiş, liderini, genel merkezini uyarmış olacak. Çünkü; o oy, genel toplamda ittifaklardan dolayı yine gönül verdiği partisinin hanesine de yazıldığı, partisine zarar vermeyeceğiri düşünerek, karşı bloğa, ittifağa yaramayacağı için, seçmenler gönül rahatlığıyla bu tür oy ikazlarına başvurabilir…

Aday listeleri ile ilgili seçmene bu geniş manevra ve özgürlük alanı tanıyan yeni sistem, henüz tam anlaşılmasa da, 24 Haziran sandığından çıkacak olan farklı oy pusulaları, Cumhurbaşkanlığı-Milletvekili-İttifak toplamlarındaki farklı tercihler, bundan sonraki süreçte, önümüzdeki seçimlerde aday listelerinin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Artık; genel seçimler de aday listeleri bakımından bir bakıma yerel seçim karakterine benzeşerek, aday tercihleri de genel seçim sonucunu etkileyen faktörlerden birine dönüşecek…

Bu önemli, Türkiye’de ilk kez yaşayacağımız sandık tecrübesine uzunca bir yer verdikten sonra, İYİ Parti’nin Burdur’da işte bu anlamda; özellikle CHP seçmeninde destek alabileceğini, genç adayı Osman Kurt’un da vekil seçilebilmesi için veya CHP listesinden memnun olmadığı için, CHP seçmeninin bir bölümünün İYİ Parti’ye yöneleceğini tahmin ediyoruz.

Burdur’da ittifaklarda aday memnuniyetsizliklerinden dolayı benzer bir hareketliliğin AK Parti’de de yaşanabileceği muhtemel gözüküyor. Mevcut Milletvekili Bayram Özçelik’in beşinci kez liste başından aday gösterilmesi, Bayram Özçelik’i istemeyenlerin, parti içindeki muhaliflerinin, aday adayı olan isimlerin ve yakın çevrelerinin milletvekili seçiminde direkt AK Parti’ye oy vermek yerine, MHP’ye oy vererek liste tepkilerini dile getirmeleri bekleniyor…

Her ne kadar tepki oyu da olsa, bu şekilde verilecek oyların sadece yerel bir anlamı var. Nihayetinde bu oylar Cumhur ittifakında sayılacağı için Özçelik veya hangi adaya tepki olsa da, siyasi manada sonuç anlamında pek bir karşılığı bulunmuyor. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi, partinin aldığı oy, ittfak oyları arasındaki farklılıkları ortaya koyan ciddi bir belge, istatistik olacak.

İYİ Parti hakkındaki final bölümünde şu hususu vurgulamakta fayda var. İYİ Parti’nin Burdur’dan milletvekili çıkarabilmesi için dile getirmeye çalıştığımız MHP’den gelen oylar, merkez sağ oyları, CHP’den gelen oyların da yetmeyeceği kanaatindeyiz. İYİ Parti Burdur’daki o meşhur, kamuoyunda sıkça dile getirilen 1+1+1 formülünde üçüncü vekilliği alabilmesi için mutlaka ve mutlaka AK Parti seçmeninden gelecek oylara ihtiyacı var. Eğer; İYİ Parti AK Parti’den 10 bin’e yakın oy çekebilirse, işte o zaman Burdur’daki bütün denklem bir anda değişir, 35 bin’leri aşarak, millet ittifakının, cumhur ittifakı oyları toplamının önüne geçmesini sağlar…

Ekonominin durumu, dış politikadaki gelişmeler, FETÖ soruşturmaları, OHAL tartışmaları, Burdur Şeker Fabrikasının satılması, doların yükselişi gibi hem genel hem yerel sebepler, İYİ Parti’yi AK Parti’den oy alma noktasında ümitli kılıyor.

Burdur’daki seçimlerde ilk iki milletvekilinin ittifaksız eski seçim sistemi, d’hont hesaplamasına göre bile belli olacağını kabul ettiğimizde birinci AK Parti ilk vekil, ikinci CHP ikinci vekil, üçüncü vekili ise ittifak oylarının belirleyecek gibi gözüküyor. İşte, bu noktada İYİ Parti açısından millet ittifakının yarışı önde bitirmesi çok hayati. Eğer 80-85 bin toplamını veya daha fazlasını İYİ Parti’nin içinde bulunduğu millet ittifakı oluşumu (CHP- İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi) tamamlarsa, İYİ Parti’nin 30 ila 40 bin oy aralığı ile üçüncü vekili çıkarma şansı çok yüksek oluyor.

Bu noktada; İYİ Parti’nin 1 vekil çıkarma iddiasında bölgesel olarak Bucak çevresinden alacağı toplam oy çok önem kazanırken,   AK Parti’den oy alması kadar, Saadet Partisi’nin de Burdur genelindeki oyu da çok önemli bir başka gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Eğer; Saadet Partisi artık baraj kaygısı da olmadığı için AK Parti’ye kaptırdığı oyları geri alabilirse, Burdur’da oylarını yükselttiği takdirde, AK Parti’nin ikinci vekili alma ihtimali azalırken, İYİ Parti’nin bir vekil çıkarma olasılığı yükseliyor.

Nasıl MHP, ilimizde Cumhur ittifakı oylarıyla AK Parti’ye ikinci vekil katkısı yapıyorsa, Millet ittifakında da Saadet Partisi artan oyları, özellikle de AK Parti’den alabileceği oylar ile Burdur’da İYİ Parti’nin vekil çıkarmasına katkı sağlayabilir.

Yeni sistem bu tür olasılıklara, korelasyonlara imkan tanıyor. Burdur’da ikinci en önemli senaryonun Millet ittifakının toplam oylarının, Cumhur ittifakını geçmesi ve İYİ Parti’nin de bir vekil çıkarma potansiyeli olduğunu, 2+1 ile 1+1+1 ihtimalllerinin neredeyse eşit şansları olduğunu, binli, iki binli rakamların bile sonucu değiştirebileceğini belirtelim.

CHP:

Ve; gelelim ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne… CHP, Burdur’daki seçime en rahat giren partilerin başında geliyor. Ortalama sabit bir seçmene sahip olması, neredeyse 1 vekil çıkarmasının ilimizde garanti olması, 40-45 bin bandındaki oy potansiyeli CHP’yi Burdur’da öne çıkaran faktörler olarak sıralayabiliriz.

CHP il’deki dinamiklerden ziyade, Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin rüzgârı, Millet ittifakının katkıları ile bu seçime daha umutlu giriyor. CHP’liler bu seçimde hem ülke geneli hem Burdur’dan 7 Haziran 2015’ten çok daha iyi sonuç bekliyor. 45 bin’i de aşacaklarını, kır’daki AK Parti’ye oy veren seçmenden de oy alacaklarını, artık o çok eleştiri konusu olan sadece şehir merkezi, Yeşilova-Karamanlı hattından değil, Burdur’un her yerinden oy artışı beklediklerini dile getiriyor.

CHP’liler kendilerini ümitlendiren tabloyu, ekonomideki kötü gidişat, tek adam kaygısı, iktidarın yorgunluğu gibi etkenlerle sıralayarak, Muharrem İnce’nin performansının da Burdur’da sandığa yansıyacağına inanıyorlar… CHP’nin Burdur genelinde 2002’deki toplam 29 bin 233 oyu, 2007’da 33 bin 488, 2011’de 42 bin 187, 7 Haziran 2015’te 45 bin 467’ye çıkan oyu ile 1 Kasım 2015’teki 41 bin 876 oy’unun CHP’yi bir vekilliğe taşıyacağını rahatça öngörmek mümkün…

Saadet Partisi:

Gelelim Saadet Partisi’ne… Belki de 24 Haziran seçimlerinin kilt rol üstlenen, anahtar partisine. Milli Görüş geleneğinin temsilcisi Saadet Partisi, bu seçimlere başka bir hava, motivasyonla hazırlanıyor. Türkiye’deki en disiplinli, Teşkilatçı parti yapısına sahip olan Saadet Partisi, AK Parti’li yıllarda ve ka- rizmatik lideri Necmettin Erbakan’ın vefatından sonra en çok % 10’luk ülke barajının aşma noktasında zorlandı. Nitelikli ağırlığı, aldığı oy’un üzerinde olan Milli Görüş geleneğinin ya- şatıldığı SP, gördüğü ilgiyi, % 10 baraj engeli yüzünden, “oyu- muz boşa gider!’ kaygısıyla bir türlü sandığa yansıtamadı.

Oysa; Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet Partisi bu seçime bambaşka bir iddia ile giriyor. Temel Bey’in planlamacı kimliğiyle geliştirdiği yeni söylemi, AK Parti iktidarına yönelttiği uyarıcı niteliğindeki ikazları, eleştirileri, Saadet Partisi’ni ilgi odağı haline getirdi.

İttifak oluşumlarında da Cumhur İttifakı bloğu yerine Millet ittifakını tercih etmesi, CHP, İYİ Parti ve DP ile aynı saflarda mücadele etmesi Saadet Partisi’ni ülke çapında yeniden etkili siyasi aktör haline getirdi.

Burdur’da da Saadet Partisinin alacağı oylar veya alamayacağı oylar seçimin en kilit noktalarından biri… Saadet Partisi için son iki seçim bile belli bir fikir veriyor. 7 Haziran 2015 genel seçiminde Burdur’da yüzde 2,64 ile toplamda 4 bin 388 oy alan Saadet Partisi, beş ay sonraki 1 Kasım 2015 seçiminde ise %1,5 oy yüzdesi oy kaybı yaşarken, ilimizdeki toplam oyu ise 1906’ya geriledi, 2 bin 482 oy yitirdi. Saadet Partisi oylarının büyük bir bölümünün AK Parti’ye yöneldiğini varsayarsak, gerek ülke geneli gerek Burdur ili seçim çevresinde Saadet Partisi’nin 7 Haziran ya da 1 Kasım seçimlerine benzer alacağı pozisyonun, sonuçların çok belirleyeceğini söyleyebiliriz. Kabaca; yerel anlamda Burdur’da Saadet Partisi 5 bin veya üzerinde oy alırsa, bundan en büyük zararı AK Parti görecek, ikinci vekilliği tehlikeye girecek, eğer Saadet Partisi yine % 2’lik dilimlere sıkışırsa AK Parti oylarını korumuş olacak.

HDP:

Ve; geniş içerikli siyasi partileri ele aldığımız araştırmamızın son bölümüne, Burdur’da her ne kadar siyasal ve sayısal ağırlığı bulunmasa da barajı geçip geçmeyeceği çok merak edilen Halkların Demokratik Partisi, HDP’ye… Ülke genelinde %10’luk bir ortalaması olan, hatta 7 Haziran’da % 13 oy alan HDP, Güneydoğu, Doğu Anadolu ve bazı büyükşehirlerde aldığı oy’un Burdur’da çok çok gerisinde oy alıyor. İlimizde 7 Haziran 2015’te % 1,5, 1 Kasım 2015’te ise binde 7’lik oy yüzdesi olan HDP’nin Burdur genelinde 7 Haziran’daki toplamda 2 bin 457 oyu, 1218 oy azalarak 1239’a geriledi.

İttifakların dışında kalan, %10 barajını geçme mücadelesi veren HDP’nin, Burdur’daki seçim sonuçlarını etkileme gücü hiç yok. HDP’nin Burdur’da yine 1500 ile 3 bin arasında bir oy alacağı öngörülebilir.

OYLAR NASIL HESAPLANACAK?

D’Hondt sistemi, Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt tarafından 1878’de tasarlanmış, nisbi temsil sistemidir. Türkiye’de 1961’den bu yana -1965 Millet Meclisi genel seçimi ile 1966 Millet Meclisi ara seçimi dışında- bütün milletvekili genel ve ara seçimlerinde D’Hondt sistemi uygulanmıştır; günümüzde de yürürlükte olan sistem budur.

Alınan oylar o ilin çıkartacağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar 1,2,3…diye bölünür.Bulunan rakamlar büyükten küçüğe sıralanır.Bu sıralamaya göre milletvekilliği kazananlar belirlenir.

24 Haziran’daki parlamento seçiminde ilk kez işleyecek olan ittifak sisteminde kazanan milletvekillerinin sayısı nasıl hesaplanacak? Milletvekili sayısı, adını Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt’tan alan “D’Hondt sistemi” ile hesaplanıyor.

Ancak bu seçimlerde siyasi partiler ittifak olarak seçimlere gireceği için, aynı ittifak içindekiler dahil hangi partinin kaç milletvekili alacağının hesabı da birkaç aşama halinde belirlenecek. İşte oyların hangi esas ve usüllere göre, nasıl sayılacağı ve partilerin kaç milletvekili alacağının nasıl hesaplanacağının yanıtları…

Önce oylar sayılacak, sonra milletvekillikleri dağıtılacak

Milletvekili sayısının belirlenmesinin öncesinde oyların sayımı aşaması var. Oyların sayımı aşamasında ilk adım her bir sandıktaki oy tasnifi. Sonrasında da ilçe ve il seçim kurullarında da yapılacaklar var. İlçe seçim kurullarında ittifak partilerinin, ittifakın ortak oylarından aldığı paylar, il seçim kurulundaki aşamada ise yurt dışı oylardan her bir partiye gelen pay ilave edilecek.

İlk aşama sandık kurulu

Oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandıklar açılacak ve oy sayımı başlayacak. Tasnif aşamasında “Cumhur İttifakı”, “Millet İttifakı”, partiler ve bağımsız adayların yanında her biri için açılan ayrı sütunlara yazılacak.

İlçe seçimi kurulunda ne yapılacak?

İlçe seçim kurulları da sandık tutanaklarını birleştirecek. Bunu da 1) siyasi partiler ile 2) bağımsız adayların her birinin aldıkları oy sayısını ve 3) ittifakların ortak oy sayısı ile 4) ortak oylardan gelen payı tespit ederek tutanağa geçirecek.

İttifak partilerinin oyları nasıl hesaplanıyor?

İttifak partileri için kullanılan oylar, ittifaktaki her bir partinin kendi oyu ile ittifakın ortak oylarından oluşuyor. İttifakın ortak oyları ise şu demek: Oy pusulasındaki “ittifak alanı”nda bulunan partilerden birine değil de bu alana basılan oylar geçerli sayılıyor ve ittifakın ortak oyları hanesine yazılıyor. Bu ortak oylardan ise, ittifak partilerine yasada belirtilen yönteme göre hesaplanan bir pay düşüyor. İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından aldığı pay ise ilçe seçim kurullarında sandık tutanaklarının birleştirilmesi sırasında hesaplanarak, partilerin kendi oylarına ekleniyor.

İttifak ortak oyları partiler arasında nasıl pay ediliyor?

İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından alacağı pay ise şöyle hesaplanıyor: Önce ittifaktaki partinin tek başına aldığı oy, ittifak partilerinin toplam oyuna bölünüyor. Daha sonra elde edilen katsayı ittifakın ortak oyu ile çarpılıyor. Çıkan miktar ise o partinin, ittifakın ortak oylarından alacağı payı gösteriyor. İlçe seçim kurulu, sonuçları bu payları ekleyerek il seçim kuruluna gönderiyor.

Yurt dışından gelen oyların eklenmesi

İl seçim kurulunda ise yurt dışında ve gümrük kapılarında kullanılan oyların toplamından o ilde partilerin payına düşen miktar ekleniyor. İl seçim kurulu, ilçe seçim kurullarından gelen sonuçları, o ile gelen yurt dışı ve gümrük kapıları oylarıyla birleştirerek sonuca ulaşıyor.

Ve oyların sayımı tamamlandı. Şimdi ittifak dahilindeki ve haricindeki her bir parti ile bağımsız adayların o seçim çevresindeki toplam oy sayıları artık ortaya çıktı. Peki milletvekilliklerinin dağılımı nasıl hesaplanacak? İşte şimdi de bunun yanıtı.

Milletvekili sayısı nasıl belirleniyor?

Milletvekili dağılımının belirlendiği bu sistem 24 Haziran seçimlerinde iki aşamalı olarak işletilecek. Ancak bunun öncesinde sistemin nasıl işlediği şöyle açıklanabilir: Her bir partinin ve adayın aldığı toplam oy önce 1’e, sonra 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve bu şekilde devam ederek bölünüyor. Bu bölme işleminden elde edilen sayılar da o parti ve adayların karşısındaki sütunlara yazılıyor. Sonrasında ise bölme işleminden elde edilen bu sayıların en büyükten küçüğe doğru sıralarsanız, o seçim çevresinin milletvekili sayısını karşılayacak şekilde en yüksek sayı dilimlerine sahip parti ve adaylar seçilmiş sayılıyor. Partilerin ve ittifakların milletvekili çıkarabilmesi için yüzde 10’luk ülke barajını geçmiş olması gerekiyor.

Bir örnekle açıklayalım

Sistem şöyle işliyor: Diyelim ki, 3 milletvekili çıkaracak bir X seçim çevresinde seçime giren A Partisi 258.000, B Partisi 167.000, C Partisi 52.000 oy almış varsayalım. (Ve bu 3 partinin de ülke barajını geçtiğini varsayıyoruz) Her bir partinin oyları 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve devamla bölünecek. Yani A Partisi için: 258.000, 129.000, 86.000, 64.500, 51.600… B Partisi için: 167.000, 83.500, 55.666, 41.750, 33.400… C Partisi için: 52.000, 26.000, 17.333, 13000, 10.400… sayıları elde edilmiş olur. Varsaydığımız X seçim çevresinin 3 milletvekili bulunduğunu söylemiştik. Elde edilen bu sayıları büyükten küçüğe sıraladığımızda en yüksek üç rakamın (milletvekili sayısı bu olduğu için) A partisinin sütunundaki “258.000”in birinci sırada, B partisinin sütunundaki “167.000”in ikinci sırada ve yine A partisinin sütunundaki “129.000”in üçüncü sırada olduğu görürüz. Bu durumda X seçim çevresindeki 3 milletvekilinin 2’sini A partisi, 1’ini de B partisi kazanmış olur.

24 Haziran seçimlerinde iki aşama halinde uygulanacağını belirttiğimiz bu sistemin nasıl işleyeceğini görelim.

İttifaklar ve partiler arasındaki dağılım

2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’na göre sistem, tasnif aşamasında ittifak içindeki partileri diğer partiler ve bağımsızlar karşısında tek bir parti gibi denkleme sokuyor. Yani milletvekillikleri ilk aşamada ittifaklar ile diğer partiler ve milletvekilleri arasında, yukarıda anlatılan D’Hondt sistemiyle dağıtılıyor. Böylece bir seçim çevresinde hangi partinin ve hangi ittifakın ve hangi bağımsız adayın aldığı milletvekili belirlenmiş olur.

Milletvekillikleri ittifak partileri arasında nasıl dağıtılıyor?

İkinci aşamada ise ittifakı elde ettiği milletvekili sayısının ittifak partileri arasında bölüşümü gerçekleştiriliyor. D’Hondt sistemi burada ikinci kez işletiliyor ancak sadece ittifak dahilindeki partilerin arasında.

Yani ittifaktaki her bir partinin, ittifak ortak oylarından aldıkları paylarının da dahil edildiği toplam oyları, 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e artarak bölünüyor. Ardından büyükten küçüğe doğru sıralanan bu rakamlara göre, ittifakın elde ettiği milletvekillikleri partiler arasında dağıtılıyor.

(DEVAM EDECEK) ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Gelelim Saadet Partisi’ne… Belki de 24 Haziran seçimlerinin kilt rol üstlenen, anahtar partisine. Milli Görüş geleneğinin temsilcisi Saadet Partisi, bu seçimlere başka bir hava, motivasyonla hazırlanıyor. Türkiye’deki en disiplinli, Teşkilatçı parti yapısına sahip olan Saadet Partisi, AK Parti’li yıllarda ve ka- rizmatik lideri Necmettin Erbakan’ın vefatından sonra en çok % 10’luk ülke barajının aşma noktasında zorlandı. Nitelikli ağırlığı, aldığı oy’un üzerinde olan Milli Görüş geleneğinin ya- şatıldığı SP, gördüğü ilgiyi, % 10 baraj engeli yüzünden, “oyu- muz boşa gider!’ kaygısıyla bir türlü sandığa yansıtamadı.

Oysa; Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet Partisi bu seçime bambaşka bir iddia ile giriyor. Temel Bey’in planlamacı kimliğiyle geliştirdiği yeni söylemi, AK Parti iktidarına yönelttiği uyarıcı niteliğindeki ikazları, eleştirileri, Saadet Partisi’ni ilgi odağı haline getirdi.

İttifak oluşumlarında da Cumhur İttifakı bloğu yerine Millet ittifakını tercih etmesi, CHP, İYİ Parti ve DP ile aynı saflarda mücadele etmesi Saadet Partisi’ni ülke çapında yeniden etkili siyasi aktör haline getirdi.

Burdur’da da Saadet Partisinin alacağı oylar veya alamayacağı oylar seçimin en kilit noktalarından biri… Saadet Partisi için son iki seçim bile belli bir fikir veriyor. 7 Haziran 2015 genel seçiminde Burdur’da yüzde 2,64 ile toplamda 4 bin 388 oy alan Saadet Partisi, beş ay sonraki 1 Kasım 2015 seçiminde ise %1,5 oy yüzdesi oy kaybı yaşarken, ilimizdeki toplam oyu ise 1906’ya geriledi, 2 bin 482 oy yitirdi. Saadet Partisi oylarının büyük bir bölümünün AK Parti’ye yöneldiğini varsayarsak, gerek ülke geneli gerek Burdur ili seçim çevresinde Saadet Partisi’nin 7 Haziran ya da 1 Kasım seçimlerine benzer alacağı pozisyonun, sonuçların çok belirleyeceğini söyleyebiliriz. Kabaca; yerel anlamda Burdur’da Saadet Partisi 5 bin veya üzerinde oy alırsa, bundan en büyük zararı AK Parti görecek, ikinci vekilliği tehlikeye girecek, eğer Saadet Partisi yine % 2’lik dilimlere sıkışırsa AK Parti oylarını korumuş olacak.

HDP:

Ve; geniş içerikli siyasi partileri ele aldığımız araştırmamızın son bölümüne, Burdur’da her ne kadar siyasal ve sayısal ağırlığı bulunmasa da barajı geçip geçmeyeceği çok merak edilen Halkların Demokratik Partisi, HDP’ye… Ülke genelinde %10’luk bir ortalaması olan, hatta 7 Haziran’da % 13 oy alan HDP, Güneydoğu, Doğu Anadolu ve bazı büyükşehirlerde aldığı oy’un Burdur’da çok çok gerisinde oy alıyor. İlimizde 7 Haziran 2015’te % 1,5, 1 Kasım 2015’te ise binde 7’lik oy yüzdesi olan HDP’nin Burdur genelinde 7 Haziran’daki toplamda 2 bin 457 oyu, 1218 oy azalarak 1239’a geriledi.

İttifakların dışında kalan, %10 barajını geçme mücadelesi veren HDP’nin, Burdur’daki seçim sonuçlarını etkileme gücü hiç yok. HDP’nin Burdur’da yine 1500 ile 3 bin arasında bir oy alacağı öngörülebilir.

OYLAR NASIL HESAPLANACAK?

D’Hondt sistemi, Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt tarafından 1878’de tasarlanmış, nisbi temsil sistemidir. Türkiye’de 1961’den bu yana -1965 Millet Meclisi genel seçimi ile 1966 Millet Meclisi ara seçimi dışında- bütün milletvekili genel ve ara seçimlerinde D’Hondt sistemi uygulanmıştır; günümüzde de yürürlükte olan sistem budur.

Alınan oylar o ilin çıkartacağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar 1,2,3…diye bölünür.Bulunan rakamlar büyükten küçüğe sıralanır.Bu sıralamaya göre milletvekilliği kazananlar belirlenir.

24 Haziran’daki parlamento seçiminde ilk kez işleyecek olan ittifak sisteminde kazanan milletvekillerinin sayısı nasıl hesaplanacak? Milletvekili sayısı, adını Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt’tan alan “D’Hondt sistemi” ile hesaplanıyor.

Ancak bu seçimlerde siyasi partiler ittifak olarak seçimlere gireceği için, aynı ittifak içindekiler dahil hangi partinin kaç milletvekili alacağının hesabı da birkaç aşama halinde belirlenecek. İşte oyların hangi esas ve usüllere göre, nasıl sayılacağı ve partilerin kaç milletvekili alacağının nasıl hesaplanacağının yanıtları…

Önce oylar sayılacak, sonra milletvekillikleri dağıtılacak

Milletvekili sayısının belirlenmesinin öncesinde oyların sayımı aşaması var. Oyların sayımı aşamasında ilk adım her bir sandıktaki oy tasnifi. Sonrasında da ilçe ve il seçim kurullarında da yapılacaklar var. İlçe seçim kurullarında ittifak partilerinin, ittifakın ortak oylarından aldığı paylar, il seçim kurulundaki aşamada ise yurt dışı oylardan her bir partiye gelen pay ilave edilecek.

İlk aşama sandık kurulu

Oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandıklar açılacak ve oy sayımı başlayacak. Tasnif aşamasında “Cumhur İttifakı”, “Millet İttifakı”, partiler ve bağımsız adayların yanında her biri için açılan ayrı sütunlara yazılacak.

İlçe seçimi kurulunda ne yapılacak?

İlçe seçim kurulları da sandık tutanaklarını birleştirecek. Bunu da 1) siyasi partiler ile 2) bağımsız adayların her birinin aldıkları oy sayısını ve 3) ittifakların ortak oy sayısı ile 4) ortak oylardan gelen payı tespit ederek tutanağa geçirecek.

İttifak partilerinin oyları nasıl hesaplanıyor?

İttifak partileri için kullanılan oylar, ittifaktaki her bir partinin kendi oyu ile ittifakın ortak oylarından oluşuyor. İttifakın ortak oyları ise şu demek: Oy pusulasındaki “ittifak alanı”nda bulunan partilerden birine değil de bu alana basılan oylar geçerli sayılıyor ve ittifakın ortak oyları hanesine yazılıyor. Bu ortak oylardan ise, ittifak partilerine yasada belirtilen yönteme göre hesaplanan bir pay düşüyor. İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından aldığı pay ise ilçe seçim kurullarında sandık tutanaklarının birleştirilmesi sırasında hesaplanarak, partilerin kendi oylarına ekleniyor.

İttifak ortak oyları partiler arasında nasıl pay ediliyor?

İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından alacağı pay ise şöyle hesaplanıyor: Önce ittifaktaki partinin tek başına aldığı oy, ittifak partilerinin toplam oyuna bölünüyor. Daha sonra elde edilen katsayı ittifakın ortak oyu ile çarpılıyor. Çıkan miktar ise o partinin, ittifakın ortak oylarından alacağı payı gösteriyor. İlçe seçim kurulu, sonuçları bu payları ekleyerek il seçim kuruluna gönderiyor.

Yurt dışından gelen oyların eklenmesi

İl seçim kurulunda ise yurt dışında ve gümrük kapılarında kullanılan oyların toplamından o ilde partilerin payına düşen miktar ekleniyor. İl seçim kurulu, ilçe seçim kurullarından gelen sonuçları, o ile gelen yurt dışı ve gümrük kapıları oylarıyla birleştirerek sonuca ulaşıyor.

Ve oyların sayımı tamamlandı. Şimdi ittifak dahilindeki ve haricindeki her bir parti ile bağımsız adayların o seçim çevresindeki toplam oy sayıları artık ortaya çıktı. Peki milletvekilliklerinin dağılımı nasıl hesaplanacak? İşte şimdi de bunun yanıtı.

Milletvekili sayısı nasıl belirleniyor?

Milletvekili dağılımının belirlendiği bu sistem 24 Haziran seçimlerinde iki aşamalı olarak işletilecek. Ancak bunun öncesinde sistemin nasıl işlediği şöyle açıklanabilir: Her bir partinin ve adayın aldığı toplam oy önce 1’e, sonra 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve bu şekilde devam ederek bölünüyor. Bu bölme işleminden elde edilen sayılar da o parti ve adayların karşısındaki sütunlara yazılıyor. Sonrasında ise bölme işleminden elde edilen bu sayıların en büyükten küçüğe doğru sıralarsanız, o seçim çevresinin milletvekili sayısını karşılayacak şekilde en yüksek sayı dilimlerine sahip parti ve adaylar seçilmiş sayılıyor. Partilerin ve ittifakların milletvekili çıkarabilmesi için yüzde 10’luk ülke barajını geçmiş olması gerekiyor.

Bir örnekle açıklayalım

Sistem şöyle işliyor: Diyelim ki, 3 milletvekili çıkaracak bir X seçim çevresinde seçime giren A Partisi 258.000, B Partisi 167.000, C Partisi 52.000 oy almış varsayalım. (Ve bu 3 partinin de ülke barajını geçtiğini varsayıyoruz) Her bir partinin oyları 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve devamla bölünecek. Yani A Partisi için: 258.000, 129.000, 86.000, 64.500, 51.600… B Partisi için: 167.000, 83.500, 55.666, 41.750, 33.400… C Partisi için: 52.000, 26.000, 17.333, 13000, 10.400… sayıları elde edilmiş olur. Varsaydığımız X seçim çevresinin 3 milletvekili bulunduğunu söylemiştik. Elde edilen bu sayıları büyükten küçüğe sıraladığımızda en yüksek üç rakamın (milletvekili sayısı bu olduğu için) A partisinin sütunundaki “258.000”in birinci sırada, B partisinin sütunundaki “167.000”in ikinci sırada ve yine A partisinin sütunundaki “129.000”in üçüncü sırada olduğu görürüz. Bu durumda X seçim çevresindeki 3 milletvekilinin 2’sini A partisi, 1’ini de B partisi kazanmış olur.

24 Haziran seçimlerinde iki aşama halinde uygulanacağını belirttiğimiz bu sistemin nasıl işleyeceğini görelim.

İttifaklar ve partiler arasındaki dağılım

2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’na göre sistem, tasnif aşamasında ittifak içindeki partileri diğer partiler ve bağımsızlar karşısında tek bir parti gibi denkleme sokuyor. Yani milletvekillikleri ilk aşamada ittifaklar ile diğer partiler ve milletvekilleri arasında, yukarıda anlatılan D’Hondt sistemiyle dağıtılıyor. Böylece bir seçim çevresinde hangi partinin ve hangi ittifakın ve hangi bağımsız adayın aldığı milletvekili belirlenmiş olur.

Milletvekillikleri ittifak partileri arasında nasıl dağıtılıyor?

İkinci aşamada ise ittifakı elde ettiği milletvekili sayısının ittifak partileri arasında bölüşümü gerçekleştiriliyor. D’Hondt sistemi burada ikinci kez işletiliyor ancak sadece ittifak dahilindeki partilerin arasında.

Yani ittifaktaki her bir partinin, ittifak ortak oylarından aldıkları paylarının da dahil edildiği toplam oyları, 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e artarak bölünüyor. Ardından büyükten küçüğe doğru sıralanan bu rakamlara göre, ittifakın elde ettiği milletvekillikleri partiler arasında dağıtılıyor.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAK襤KA
didim escort kuşadası escort bodrum escort didim escort kuşadası escort kuşadası escort kuşadası escort fethiye escort